AB Güvenlik Mimarisi ve NATO Zirvesinden Çıkan Sonuç: Gayrisafi Milli Hasılanın %5’ini Savunma Harcamalarına Ayırmak!

AB Güvenlik Mimarisi ve NATO Zirvesinden Çıkan Sonuç: Gayrisafi Milli Hasılanın %5’ini Savunma Harcamalarına Ayırmak!

GÜNÜMÜZDE; GÜVENLIK, KOMŞULUK, SAVAŞ VE KRIZLERLE BAŞA ÇIKMAK, DÜNYA ÇAPINDA ISTIKRARLI BIR BÖLGESEL DÜZEN OLUŞTURMAK VE ETKILI KÜRESEL YÖNETIŞIM SAĞLAMAK, AB’NIN DIŞ VE GÜVENLIK POLITIKASINA AIT ÖNCELIKLERI OLARAK BENIMSENMIŞTIR. BU ÖNCELIKLER AYNI ZAMANDA AB ORTAK GÜVENLIK VE SAVUNMA POLITIKASININ (OGSP) GÜNÜMÜZDEKI TEMELINI DE OLUŞTURMAKTADIR.

Avrupa Kıtası, Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasından sonra Pax Romana’nın arayışı içinde olmuştur. Roma İmparatorluğu’nun yıkılışında sonra Avrupa Kıtasında birlik oluşturulması birçok defa denenmiştir. Immanuel Kant veya 1849’da “Avrupa Birleşik Devletleri”ni savunan Victor Hugo birlik fikrinin zihinsel öncüleridir. Şarlman’ın Kutsal Roma-Germen İmparatorluğundan sonra Avrupa’da birliği gerçekleştirmeye en çok yaklaşanlar Napolyon ve Hitler olmuştur. Ancak, hiçbir girişim Avrupa Birliği (AB) girişimi kadar başarılı olamamıştır. (Krsatev, Önsöz: Özdağ,2020:7).

Avrupa’da güvenlik ve savunma arayışlarına bağlı olarak ittifakların kurulması ve örgütlenme modellerinin geliştirilmesinin, Attik-Delos Deniz Birliği itibarıyla Antik Yunan’a kadar dayanan bir tarihsel geçmişi olup, Orta Çağ’dan itibaren bu amaç doğrultusunda çok sayıda proje ve tasarı geliştirilmiştir (Özdal,2008:127).

Özellikle İkinci Dünya Savaşı’nın yol açtığı acılar, savaşları önleyecek mekanizmaların oluşturulması yönündeki çabaların artmasına neden olmuştur. Bu bağlamda Batı Avrupa’daki orta ve küçük ölçekli devletler, Almanya’ya karşı ortak güvenlik endişesini giderebilecek, kolektif yapılanmaya dayalı ve ülkeler arası iş birliğini öngörecek bir teşkilatlanma arayışına girmişlerdir. 4 Mart 1947 tarihinde İngiltere ve Fransa arasında imzalanan Dunkerque Andlaşması Avrupa güvenlik oluşumlarının ilk somut temeli olarak kayda geçmiş, İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda ve Lüksemburg arasında 1948 yılında imzalanan Brüksel Andlaşması ise teşkilatlanma arayışlarının ilki olmuştur (TE, Bilişim,2024).

Bu teşkilatlanmanın SSCB’ne karşı Avrupa’yı korumakta yetersiz kalacağı endişesi ile arayışlar devam etmiş, Brüksel Antlaşması Devletleri, ABD ve Kanada’nın katılımı ile 1949'da Kuzey Atlantik Antlaşması Teşkilatını (NATO) kuran Washington Antlaşması’nın imzalanması ile Avrupa’nın güvenliğini tek başına sağlamasındaki yetersizliği resmiyet kazanmış ve Avrupa güvenliğini ana karası dışına teslim etmiştir.

İlk Avrupa güvenlik girişimi olan Brüksel Antlaşması ile NATO’nun kurulmasının alt yapısının hazırlandığını söylemek mümkündür (TE,Bilişim(2024).

Kore Savaşı, SSCB’nin yayılmacılığına ilişkin korkuyu tetiklemiş, Batı Avrupa’nın güvenliğini sadece NATO ile sağlayamama endişesi karşısında Avrupa Ordusu oluşturmayı öngören Avrupa Savunma Topluluğu fikri hayata geçirilememiş olsa da Brüksel Antlaşması değiştirilerek, İtalya ve Almanya'nın da katılımı ile Batı Avrupa Birliği (BAB) kurulmuştur (Korkmaz,2018). BAB, Avrupa’nın güvenlik arayışlarını NATO güvenliğine entegre etme çabalarının bir sonucu olarak düşünülebilir.

BAB’ın NATO ile ilişkileri kuruluş antlaşmasının 4. maddesinde belirlenmiştir. Söz konusu maddeye göre BAB’ın NATO ile sıkı iş birliğine gideceği belirtilmiş, görev çakışmaması için BAB Konseyi ve Ajansı’nın sahip oldukları tüm bilgi ve görüşleri NATO askerî birimlerine iletmeleri öngörülmüştür. BAB'ın kuruluşu, Avrupa'nın güvenliğine önemli bir katkı sağlamamış, tam aksine Avrupa kıtasında yaşanan çekişmeyi hızlandırmıştır (Korkmaz,2018).

Avrupa Birliği (AB) 1948 yılında imzalanan Brüksel antlaşmasından beri güvenlik mimarisini yapılandırma arayışlarını sürdürmektedir. Ancak, bu arayışlar tarihsel bağımlılıkları, iç siyasi ayrılıklar ve dış tehditler nedeni ile arzu edilen eksen’e oturamamaktadır.

Rusya'nın Ukrayna'ya açtığı savaş AB için bir uyarı niteliğinde olmuştur. Mart 2022'deki Versay Zirvesi'nde AB liderleri savunmaya 'daha fazla ve daha iyi' harcama yapma konusunda anlaşmışlar, AB güvenliği ve savunması için 2030'a kadar somut bir eylem planı olan Stratejik Pusula’nın uygulanma kararlılığı ile bunu yeniden teyit etmişlerdir. 2023 Vilnius Zirvesi'nde NATO liderleri, GSYİH'nın en az % 2'sini kalıcı bir şekilde savunmaya ayırmayı taahhüt eden yeni bir Savunma Yatırım Taahhüdü’nü, ayrıca, birçok durumda, mevcut yetenek açıklarını gidermek ve mevcut güvenlik taleplerini karşılamak için % 2 eşiğinin üzerinde harcama yapılmasının gerekli olacağını kabul etmişlerdir. AB Komisyonu (2024-2029) savunmayı AB'nin temel önceliklerinden biri haline getirmiş, ilk Savunma ve Uzay Komiseri atanmış ve Avrupa Parlamentosu'nun Güvenlik ve Savunma Alt Komitesi Tam Daimi Komite'ye yükseltilmiş, Avrupa Savunma Birliği'ni ilerletme sözü vererek Avrupa savunma sanayisini canlandırmak için önemli girişimler başlatmış (ilk Avrupa savunma sanayi stratejisi gibi) ve bir savunma sanayi programı önermiştir. AB ayrıca mühimmat üretimini canlandırmak ve acil savunma ekipmanlarının ortak tedarikini teşvik etmek için yasa çıkarmıştır (Clapp;2025).

Günümüzde; güvenlik, komşuluk, savaş ve krizlerle başa çıkmak, dünya çapında istikrarlı bir bölgesel düzen oluşturmak ve etkili küresel yönetişim sağlamak, AB’nin dış ve güvenlik politikasına ait öncelikleri olarak benimsenmiştir. Bu öncelikler aynı zamanda AB Ortak Güvenlik ve Savunma Politikasının (OGSP) günümüzdeki temelini de oluşturmaktadır.

AB IÇINDE 27 DEVLETIN AYRI AYRI SAVUNMA TEKNOLOJILERINI PLANLAMA, GELIŞTIRME VE ÜRETIM ÇABALARI BÜYÜK BIR VERIMSIZLIĞE NEDEN OLMAKTADIR. ABD SILAHLI KUVVETLERI TOPLAMDA 30 SILAH SISTEMI KULLANIRKEN, AB ÜYESI DEVLETLER 180 FARKLI SILAH SISTEMINE SAHIPTIR. ABD ORDUSU SADECE BIR ÇEŞIT MUHAREBE TANKI KULLANIRKEN, AB IÇINDE 11-17 FARKLI MODEL TANK MEVCUTTUR. BU DURUM HIÇ ŞÜPHESIZ AB ÜYESI DEVLETLERIN ORDULARI IÇINDE STANDARDIZASYON, ENTEGRASYON, ETKINLIK, BAKIM VE IDAME KONULARINDA ÇOK BÜYÜK GÜÇLÜĞE NEDEN OLMAKTADIR.

AB ortaya koyduğu strateji ve kurumsal yapılarla bir yandan NATO imkanlarından daha çok yararlanmayı amaçlamakta diğer yandan yumuşak karnı olmaya devam eden güvenlik mimarisini güçlendirmeye çalışmaktadır. AB savunma sanayinin öncelikle bu mimariyi destekleyecek kapasiteye ulaşabilmesi çabalarına ağırlık verilmekte olduğu gözlenmektedir.

AB Komisyonunun Savunmadan sorumlu üyesi Kubilius’un “450 milyon AB vatandaşı, 38 milyon Ukraynalıyı yenemeyen 140 milyon Rus'a karşı kendini savunmak için 340 milyon Amerikalıya bel bağlamak zorunda kalmamalı. Gerçekten daha iyisini yapabiliriz. Avrupa'nın savunması için sorumluluk almamızın zamanı geldi." şeklindeki açıklaması AB son zamanlarda yürütmekte olduğu güvenlik mimarisi teşkil çabalarının özeti olarak belirtilebilir (Rasquinho, 2025).

“Bir Avrupa ordusuna ihtiyacımız yok. Rakiplerimizi caydırmak ve Avrupa'yı savunmak için, tercihen müttefiklerle birlikte ama gerektiğinde tek başına, yetenekli ve etkili bir şekilde birlikte çalışabilecek 27 Avrupa ordusuna ihtiyacımız var” yönlü açıklamalarda içinde bulunulan durumu özetler niteliktedir (Rasquinho,2025).

AB içinde 27 devletin ayrı ayrı savunma teknolojilerini planlama, geliştirme ve üretim çabaları büyük bir verimsizliğe neden olmaktadır. ABD Silahlı Kuvvetleri toplamda 30 silah sistemi kullanırken, AB üyesi devletler 180 farklı silah sistemine sahiptir (Herr ve Speer, 2022’den aktaran Göktepe,2024:181). ABD ordusu sadece bir çeşit muharebe tankı kullanırken, AB içinde 11-17 farklı model tank mevcuttur. Bu durum hiç şüphesiz AB üyesi devletlerin orduları içinde standardizasyon, entegrasyon, etkinlik, bakım ve idame konularında çok büyük güçlüğe neden olmaktadır.

Tüm bu sayısal verileri dikkate alarak AB Komisyon Başkanı Jean-Claude Juncker; AB’nin ABD’nin yarısı kadar savunma harcaması olmasına rağmen verimlilik açısından mukayese edildiğinde sadece %15’i kadar bir etkinliğe sahip olunduğu gerçeği ile karşı karşıya olduklarını ifade etmiştir (Göktepe, 2024:181).

AB’nin güvenlik mimarisi çabalarında geldiği son nokta Avrupa'yı Yeniden Silahlandırma" (Rearm Europe) projesidir. Projenin ana felsefesini teşkil eden Beyaz Bülten (White Paper)’de amacın, “Savaşmak için değil, en kötüsüne hazırlanmak, Avrupa'da barışı savunmak” olarak belirtilmiş olduğu görülmektedir. Trump yönetiminin baskısı ve Rusya'dan süregelen tehditler nedeniyle savunma ve güvenlik planlamasını odağına alarak, 2030'a kadar askeri harcamalarını ve üretimini artırma, ortak savunma projelerine kaynak ayırma gibi unsurları içeren bu strateji, Rusya ekonomisinin "tam olarak savaş modunda" olduğu ve federal bütçesinin yüzde 40'ının askeri harcamalara ayrıldığı, "Ukrayna'da devam eden barış müzakerelerine bakılmaksızın, bu uzun vadeli bir saldırı ihtimaline karşı uzun vadeli bir yatırım." gerektiği argümanlarına dayanmaktadır(Rasquinho,2025).

Bu projenin diğer amaçları arasında; üye ülkelerin savunma harcamalarını gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYİH)’nın en az yüzde 3,5'u oranına çıkarmaları için desteklenmeleri, AB ülkelerinin hangi alanlarda askeri yeteneklerden geri kaldığının tespit etmek, NATO'nun öncelikleri doğrultusunda, bunları yerine getirmek için birlikte nasıl çalışılacağını belirlemek, Avrupa'nın mühimmat, silah, askeri ekipman stoklarını yenilemek, ayrıca bunların Ukrayna'ya akmaya devam etmesini sağlamak ve büyük ölçekli, Avrupa çapında projeleri geliştirmek, Ukrayna'ya verilecek desteği sürdürülebilir kılmakta yer almaktadır(Rasquinho,2025).

Savunma harcamaları, NATO tarafından ulusal bir hükümet (bölgesel, yerel ve belediye otoriteleri hariç) tarafından özellikle silahlı kuvvetlerinin, Müttefiklerin veya İttifakın ihtiyaçlarını karşılamak için yapılan ödemeler olarak tanımlanmaktadır. Bu tanımın amaçları doğrultusunda, İttifakın ihtiyaçlarının NATO ortak fonlaması ve NATO tarafından yönetilen güven fonlarından oluştuğu kabul edilir. Uygun NATO güven fonlarının listesi tüm Müttefikler tarafından onaylanır. Savunma harcamalarının önemli bir bileşeni, Savunma Bakanlığı bütçesinden finanse edilen Silahlı Kuvvetler için yapılan ödemelerdir (NATO,2025).

Lahey'deki 2025 NATO Zirvesi'nde Müttefikler, 2035 yılına kadar yıllık Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'nın (GSYİH) %5'ini temel savunma gereksinimlerine ve savunma ve güvenlikle ilgili harcamalara yatırma taahhüdünde bulunmuşlardır. 2035 yılına kadar NATO savunma harcamalarının kabul edilen tanımına göre yıllık GSYİH'nın en az %3,5'ini temel savunma gereksinimlerine kaynak sağlamak ve NATO Yetenek Hedeflerini karşılamak için tahsis edeceklerdir. Müttefikler, bu hedefe ulaşmak için güvenilir, kademeli bir yol gösteren yıllık planlar sunmayı kabul etmişlerdir. Kritik altyapıyı korumak, ağları savunmak, sivil hazırlık ve dayanıklılığı sağlamak, yenilik yapmak ve savunma sanayi tabanını güçlendirmek için yıllık GSYİH'nın %1,5'ine kadar pay ayıracaklardır (NATO,2025).

2014 yılında NATO Devlet ve Hükümet Başkanları, İttifak'ın sürekli askeri hazırlığını sağlamak için ulusal GSYİH' nın %2'sini savunma harcamalarına ayırmayı kabul etmişlerdi. Bu karar, Rusya'nın Kırım'ı yasadışı ilhakına ve Orta Doğu'daki daha geniş istikrarsızlığa yanıt olarak alınmıştır. 2014 Savunma Yatırım Taahhüdü, NATO Savunma Bakanları tarafından 2006'da kabul edilen GSYİH'nin %2'si kılavuzunu karşılamaya yönelik daha önceki bir taahhüt üzerine inşa edilmiştir (NATO,2025).

NATO GENEL SEKRETERI MARK RUTTE TARAFINDAN HAZIRLANAN 2024 YILLIK RAPORU'NDA, İTTIFAK'IN "DAHA TEHLIKELI VE ÖNGÖRÜLEMEZ BIR KÜRESEL GÜVENLIK ORTAMINA HIZLA UYUM SAĞLAMASI GEREKTIĞINE" DIKKAT ÇEKILMIŞTIR. RAPORA GÖRE, 2024'TE KANADA, İSPANYA, İTALYA, BELÇIKA, LÜKSEMBURG, PORTEKIZ, SLOVENYA, HIRVATISTAN VE KARADAĞ DIŞINDAKI TÜM MÜTTEFIKLER GSYH'LERININ YÜZDE 2'SINI SAVUNMAYA HARCAMA HEDEFINI TUTTURMUŞ, BU SURETLE İTTIFAK'IN GENELINDE SAVUNMA HARCAMALARINDA YÜZDE 10,43'LÜK ARTIŞ KAYDEDILMIŞTIR. TÜRKIYE, %2.06 ILE BU HEDEFI TUTTURAN ÜLKELER ARASINDA YER ALMAKTADIR.2014'TE BU HEDEFI YERINE GETIREBILEN ÜLKE SAYISI YALNIZCA 3 OLDUĞU DIKKATE ALINDIĞINDA KAYDEDILEN AŞAMA ÖNEMLI GÖRÜLMEKTEDIR.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte tarafından hazırlanan 2024 Yıllık Raporu'nda, İttifak'ın "daha tehlikeli ve öngörülemez bir küresel güvenlik ortamına hızla uyum sağlaması gerektiğine" dikkat çekilmiştir. Rapora göre, 2024'te Kanada, İspanya, İtalya, Belçika, Lüksemburg, Portekiz, Slovenya, Hırvatistan ve Karadağ dışındaki tüm müttefikler GSYH'lerinin yüzde 2'sini savunmaya harcama hedefini tutturmuş, bu suretle İttifak'ın genelinde savunma harcamalarında yüzde 10,43'lük artış kaydedilmiştir. Türkiye, %2.06 ile bu hedefi tutturan ülkeler arasında yer almaktadır.2014'te bu hedefi yerine getirebilen ülke sayısı yalnızca 3 olduğu dikkate alındığında kaydedilen aşama önemli görülmektedir.

Toplam savunma harcamalarının yüzde 64'ü yalnızca ABD tarafından karşılanmıştır. NATO'nun 2024 yılı toplam askeri harcamalarının ise 1,3 trilyon dolar civarında olduğu tahmin edilmektedir (Pala,2025).

AB üyelerinin GSYİH’larının en az %3.5’i oranına çıkmalarını talep ederken Lahey’de yapılan NATO zirvesinde %5 kararı çıkması AB ülkelerinin bir kısmı için ulaşılması güç bir hedef olarak değerlendirilebilir. AB İstatistik Ofisi Eurostat tarafından 27 Mart 2025 tarihinde üye ülkelerin 2023 yılı savunma harcamaları verileri yayımlamıştır. Verilere göre 2023 yılında AB ülkelerinin savunmaya yönelik genel harcamaları 227 milyar avroya ulaşarak toplam harcamalarının %2,7’sini oluşturmuştur. Buna göre savunma harcamalarının AB’de GSYİH’nin %1,3’ü ne ulaştığı söylenebilir. 2021’de %2,4 olan yüzdenin 2022’de %2,5,2023 yılında ise %2,7’ye yükselmesi silahlanmaya ayrılan kaynaklarda artışa işaret etse de gerek NATO ve gerekse AB’nin hedeflerinin çok gerisinde kaldığı görülmektedir (Sönmez,2024).

2023 yılında AB ülkeleri arasında savunmaya yönelik toplam harcamanın en yüksek olduğu ülkeler Letonya (%3,1), Estonya (%2,7), Litvanya (%2,5), Yunanistan (%2,2), Polonya (%2,1), GKRY ve Macaristan (%1,9) ve Fransa, Danimarka ve İsveç (%1,8) olarak sıralanmaktadır. Diğer üyelerin yüzdeleri 1.8 ile 0.8 arasında değişmektedir(Sönmez, 2024).

AB Üyesi Devletlerin savunma harcamalarının (GSYİH'nın %'si olarak) 2024 yılına ait verileri ise aşağıdaki grafikte yer almaktadır ( Clapp;2025).

TRUMP’IN IKINCI DÖNEMIYLE AVRUPA BÜYÜK BIR GÜVENLIK KRIZININ EŞIĞINE GELMIŞ DURUMDADIR. NATO’NUN ZAYIFLAMASI, AVRUPA’YI YA BAĞIMSIZ BIR SAVUNMA GÜCÜ INŞA ETMEYE YA DA DAHA DA KIRILGAN BIR YAPIYA BÜRÜNMEYE ZORLAYABILECEĞI DEĞERLENDIRILMEKTEDIR. TÜRKIYE, BU YENI GÜVENLIK DÜZENINDE ÖNEMLI BIR OYUNCU OLARAK ÖNE ÇIKARKEN, AVRUPA ILE ILIŞKILERI DE STRATEJIK BIR BOYUTA TAŞINABILIR. ANCAK EN BÜYÜK TEHDIT, RUSYA’NIN BU BOŞLUĞU NASIL KULLANACAĞI OLACAKTIR. EĞER AVRUPA BU SÜRECI IYI YÖNETEMEZSE, KITA TARIHININ EN BÜYÜK GÜVENLIK KRIZLERINDEN BIRIYLE KARŞI KARŞIYA KALABILIR. ÖNÜMÜZDEKI YILLAR, AVRUPA’NIN GÜVENLIK GELECEĞINI BELIRLEYECEK KRITIK BIR DÖNEM OLACAĞI ÖNGÖRÜLEBILIR.

SONUÇ VE DEĞERLENDIRME

Batı (NATO VE AB)’nın Rusya’yı bahane ederek militarizasyon politikası ile ekonomik gerilemeyi aşmaya çabaladığını, NATO yani ABD’nin öncelikle Avrupa’nın güvenliğinin maliyetini tamamen Avrupalılara bırakmak istediğini söyleyebiliriz. ABD, NATO üyelerini zorlarken aslında zorladığı AB ‘dir.27 üyesinin 23’ü aynı zamanda NATO üyesi olan AB sıkışmışlık içindedir. ABD, AB’nin savunma sanayi için açıkladığı 150 milyar avroluk finansman ile ABD’li silah şirketlerine yer açmayı da hedeflemektedir. ABD’nin Rusya’yı çok ciddi bir tehdit olarak göstererek AB’yi kendi hedefi olan % 3.5’in 1.5 puan üzerine, % 5’e yükseltmeye razı etmesinde AB’nin güvenlik mimarisi tesisinde ki başarısızlıklarının etken olduğu dikkate alınmalıdır.

Diğer taraftan ABD esas olarak ileride bir Çin savaşına hazırlanmaktadır. Bu savaşta yanında NATO’yu görmek isteyecektir. NATO Antlaşmasının kırmızı çizgilerinin bu aşamada işlemeyeceği, ABD’nin dediğinin olacağı gözden uzak tutulmamalıdır.

AB ülkelerinin finans konusunda bu defa daha basiretli oldukları söylenebilir. 5 Mart 2024’ de onaylanan Avrupa Savunma ve Yatırım Planı (Europe Defence and Investment Programme-EDIP), AB'nin mevcut ve gelecekteki güvenlik önlemlerini destekleyerek, AB savunma sanayiini dış tehditlere karşı daha iyi hazırlamak ve savunma sanayiinde dışa bağımlılığı azaltmayı hedeflemektedir. AB bütçe kaynaklarının askeri tedbirler için kullanılması AB Antlaşması’nın 41/2 Maddesi uyarınca yasaklanmıştır. Avrupa Sanayi Fonu (EDF) ile aşılmaya çalışılması AB’nin içinde eleştirilen diğer bir konudur. AB Komisyonu yapılanların sanayiyi teşvik etmeye yönelik tedbirler olduğunu iddia etmesi tartışmaları sonlandırmamaktadır. Bütçe dışı bir mali araç olduğu için AB bütçesinin bir parçası olarak değerlendirilmemekte ve bu da amacına uygun olarak kullanılmasını kolaylaştırmakta; böylece AB askeri misyonlarının ve dost aktörlere silah teslimatlarının finansmanı sağlanmış olmaktadır. Başlangıçta, 2021-2027 yılları arasındaki dönem için bu amaca yönelik olarak 5,7 milyar avro ayrılan kaynak EPF’nin hızla Ukrayna’ya silah sevkiyatı için merkezi finansman aracına dönüşmesinin ardından, ek fonların enjekte edilmesi ihtiyacı gündeme gelmiş, miktar en son Haziran 2023’te yaklaşık 12 milyar avroya yükseltilmiştir (Sönmez,2024).

AB’nin yeni silahlandırma programı açıklamasını NATO toplantısı öncesine getirmesi tesadüf olarak görülmemelidir. Bu proje ile harcama oranının en az % 3.5’a çıkarılması hedef olarak alınırken, bu oran’ın NATO zirvesinde %5’e çıkacağının AB ülkelerince bilinmediğini söylemek abesle iştigal olacaktır. AB’nin kendi vatandaşlarına yüklediği ilave % 1.5’u Trump’ın üstüne atarak kolaycılık yaptıkları düşünülmektedir.

Trump’ın ikinci dönemiyle Avrupa büyük bir güvenlik krizinin eşiğine gelmiş durumdadır. NATO’nun zayıflaması, Avrupa’yı ya bağımsız bir savunma gücü inşa etmeye ya da daha da kırılgan bir yapıya bürünmeye zorlayabileceği değerlendirilmektedir. Türkiye, bu yeni güvenlik düzeninde önemli bir oyuncu olarak öne çıkarken, Avrupa ile ilişkileri de stratejik bir boyuta taşınabilir.Ancak en büyük tehdit, Rusya’nın bu boşluğu nasıl kullanacağı olacaktır. Eğer Avrupa bu süreci iyi yönetemezse, kıta tarihinin en büyük güvenlik krizlerinden biriyle karşı karşıya kalabilir. Önümüzdeki yıllar, Avrupa’nın güvenlik geleceğini belirleyecek kritik bir dönem olacağı öngörülebilir. Gelişmeler AB’ni dağılmaya kadar götürebilir.

Üyeleri arasındaki ilişkinin savaş riskini ortadan kaldırmak, istikrar ve güvenliği garanti altına almak amacı ile tasarlanan AB, günümüzde yaşanan gelişmeler kapsamında dayanışma ve yardımlaşma mekanizmalarını tam ve zamanında çalıştıramamakta, Victor Hugo’nun hayali olan Avrupa Birleşik Devletleri’ne dönüşemeyeceği ve Avrupalı Milli Kimliği oluşturamayacağı anlaşılmaktadır.

ÜYELERI ARASINDAKI ILIŞKININ SAVAŞ RISKINI ORTADAN KALDIRMAK, ISTIKRAR VE GÜVENLIĞI GARANTI ALTINA ALMAK AMACI ILE TASARLANAN AB, GÜNÜMÜZDE YAŞANAN GELIŞMELER KAPSAMINDA DAYANIŞMA VE YARDIMLAŞMA MEKANIZMALARINI TAM VE ZAMANINDA ÇALIŞTIRAMAMAKTA, VICTOR HUGO’NUN HAYALI OLAN AVRUPA BIRLEŞIK DEVLETLERI’NE DÖNÜŞEMEYECEĞI VE AVRUPALI MILLI KIMLIĞI OLUŞTURAMAYACAĞI ANLAŞILMAKTADIR.

KAYNAKLAR

. Calpp,S.(2025) AB Üye Devletlerinin Savunma Bütçeleri, https://epthinktank.eu/2025/05/07/eu-member-states-defence-budgets/. . Göktepe, O. (2024). Avrupa Ordusu ve NATO İkilemi.Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Yıl: 2024/1, Sayı: 48, s.161-189 . Krastev,İ.(2020)Avrupa’danSonra-Avrupa Birliği Dağıldığında Ne Olacak?.Destek Yayınları,İstanbul., . Korkmaz,K.(2018). Transatlantik İlişkilerin Savunma Boyutunun Değerlendirilmesi. Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi (KÜSBD) Cilt 8, Sayı 1, Ocak 2018, Sayfa 157-186 . Özdal,B.(2008). Lizbon Reform Andlaşması’nın Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası’na İlişkin Düzenlemelerinin Analizi. Güvenlik Stratejileri Dergisi.s.125-156 . NATO. (2025) Savunma harcamaları ve NATO'nun %5 taahhüdü. https://www.nato.int/cps/en/natohq/topics_49198.htm. . Pala,M.(2025). NATO müttefikleri, 2024'te savunma harcamalarını önceki yıla göre yüzde 10 civarında artırdı. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/nato-muttefikleri-2024te-savunma-harcamalarini-onceki-yila-gore-yuzde-10-civarinda-artirdi/3547778 . Rasquinho,V. S.(2025).AB Savunmada 2030 Hedeflerini İçeren Yeni Yol Haritasını Açıkladı. Anadolu Ajansı. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/ab-savunmada-2030-hedeflerini-iceren-yeni-yol-haritasini-acikladi/3514508 . Sönmez,M.(2024). Avrupa Savunma ve Yatırım Planı Kapsamında Türk Savunma Sanayi Şirketleri İçin Olası Fırsatlar, İktisadi Kalkınma Vakfı Bilgi Notu. https://www.ikv.org.tr/images/files/ikv_bilgi_notu_avrupa_savunma_ve_yatirim_plani_kapsaminda_turk_savunma_sanayi_sirketleri_icin_olasi_firsatlar_melike_sonmez(1).pdf. . TE,Bilişim(2024).Sıcak savaşın içerisinde Soğuk Savaşın mirası: NATO. Politikyol. https://www.politikyol.com/sicak-savasin-icerisinde-soguk-savasin-mirasi-nato