Havacılık Ve Uzay Güvenliğini Tehdit Potansiyelinin Ticari Havacılık Seyrüsefer Sistemleri Üzerine Etkileri

Havacılık Ve Uzay Güvenliğini Tehdit Potansiyelinin Ticari Havacılık Seyrüsefer Sistemleri Üzerine Etkileri

CSIS, DÜNYA ÇAPINDA PEK ÇOK BÖLGESEL MERKEZ VE PROGRAMLARA SAHIPTIR VE ÇEŞITLI KONULARDA ETKILI RAPORLAR, MAKALELER VE KAMUOYU YOKLAMALARI ILE ÖNEMLI BIR BILGI KAYNAĞI OLARAK ÖNE ÇIKAR. 2025 SPACE THREAT ASSESSMENT RAPORU, ÖZELLIKLE ÇIN, RUSYA, İRAN VE KUZEY KORE GIBI DEVLET AKTÖRLERININ UZAY ALANINDA ARTAN ASKERI FAALIYETLERINE ODAKLANIYOR.

CSIS, "Center for Strategic and International Studies" (Stratejik ve Uluslararası Araştırmalar Merkezi) olarak bilinen, Washington, D.C. merkezli bir düşünce kuruluşudur. 1962 yılında kurulan CSIS; uluslararası meseleler, stratejik analizler, güvenlik politikaları, ekonomik gelişmeler ve küresel sorunlar üzerine araştırmalar yapmaktadır.

CSIS'IN TEMEL AMAÇLARI ŞUNLARDIR:

  1. Araştırma ve Analiz: Uluslararası ilişkiler, ulusal güvenlik, enerji politikaları, ekonomiden sağlığa kadar geniş bir yelpazede konularda derinlemesine araştırmalar yapar.

  2. Politika Önerileri: Kamu politikaları için öneriler geliştirir ve hükümet, iş dünyası ve sivil toplum kuruluşları ile iş birliği yaparak politika tartışmalarına katkıda bulunur.

  3. Eğitim ve Farkındalık: Liderleri, akademisyenleri, iş dünyası uzmanlarını ve öğrencileri bilgilendirerek, karar vericilerin uluslararası meseleler hakkında daha fazla bilgi edinmelerine yardımcı olur.

  4. Ağ Oluşturma: Global düzeyde fikir liderleri, uzmanlar ve politika yapıcıları bir araya getirerek fikir alışverişini teşvik eder.

Bu makalede CSIS’in hazırladığı Nisan 2025 tarihli “A REPORT OF THE CSIS AEROSPACE SECURITY PROJECT” konulu raporunu havacılıkta seyrüsefer emniyeti açısından ele almak istiyorum.

1. GENEL DEĞERLENDIRME: Büyük güç rekabeti, uzay ortamını daha da militarize etmiş durumda. Yeni anti-uydu (ASAT) kabiliyetleri geliştirilmekte; özellikle GPS karıştırma, siber saldırılar ve yörüngede manevra yapan uydular tehdit oluşturuyor. Uzay, artık çatışma senaryolarının ayrılmaz bir parçası: “Savaşlar uzayda, uzaydan ve uzay aracılığıyla yürütülecek.”

2. TEHDIT TÜRLERI:

  • Kinetik: Fiziksel yıkım (örneğin DA-ASAT füzeleri).

  • Non-kinetik: Lazer ve EMP saldırıları.

  • Elektronik: GNSS (özellikle GPS) karıştırma ve sinyal yanıltma (spoofing).

  • Siber: Uydular, yer istasyonları ve ağlara yönelik siber operasyonlar.

3. ÖNE ÇIKAN ÜLKELER VE FAALIYETLER:

Çin:

  • Yüksek manevra kabiliyetine sahip uydular (TJS, SJ, SY serileri).

  • Uzay düzleminde yakın temas (RPO) ve potansiyel yakıt ikmali testleri.

  • Starlink gibi geniş takımyıldızlara karşı çalışmalara ve simülasyonlara yoğunlaşma.

Rusya:

  • Cosmos 2576 uydusu, ABD uydusuna yaklaşarak potansiyel ASAT sinyali verdi.

  • LEO’da nükleer ASAT sistemi geliştirme iddiası.

  • GPS sinyallerine yönelik yoğun karıştırma: Baltıklar, Karadeniz, Ortadoğu.

İran ve Kuzey Kore:

  • 2024’te başarılı fırlatmalar ve uzay teknolojilerine odaklanan siber saldırılar.

  • Kuzey Kore'nin artan GPS karıştırma faaliyetleri ve Rusya’dan teknoloji transferi endişeleri.

4. GPS KARIŞTIRMA VE SPOOFING: 2024–2025 arasında 20'den fazla ülkede yaygın GPS bozunumu yaşandı. Bu durum sivil havacılık ve denizcilikte ciddi emniyet riskleri doğurdu. Spoofing (yanıltma), artık jamming’den (karıştırma) daha yaygın; çünkü kullanıcılar aldatıldıklarının farkında olmadan yanlış konum bilgisi alıyor.

5. TICARI UZAY VE HIBRIT TEHDITLER: SpaceX-Starlink gibi ticari şirketler, devlet hedefi haline geldi. Ticari uydu servislerinin askeri kullanımı, onları potansiyel hedefe dönüştürüyor. Özellikle Çin ve Rusya, bu sistemlerin “meşru askeri hedef” olduğunu açıkça ifade ediyor.

SPACEX-STARLINK GIBI TICARI ŞIRKETLER, DEVLET HEDEFI HALINE GELDI. TICARI UYDU SERVISLERININ ASKERI KULLANIMI, ONLARI POTANSIYEL HEDEFE DÖNÜŞTÜRÜYOR. ÖZELLIKLE ÇIN VE RUSYA, BU SISTEMLERIN “MEŞRU ASKERI HEDEF” OLDUĞUNU AÇIKÇA IFADE EDIYOR.

YILDIZ SAVAŞLARI TICARI UÇUŞLARI NASIL ETKILIYOR?

Gelişmiş ticari yolcu uçakları, güvenli seyrüsefer yapabilmek için GPS, INS (Ataletsel Seyrüsefer Sistemi), FMS (Uçuş Yönetim Sistemi) ve ADS-B gibi sofistike sistemler kullanmaktadır. GPS bozunumları ve spoofing durumları şu sonuçları doğurur:

  1. Konum Belirsizliği: Hareketli haritada okyanus üzerindeyken birden çölün veya Everest'in üzerinde görünebilirsiniz. Uçak "TERRAIN PULL UP" uyarısı vererek pilotu acil tırmanışa zorlayabilir.

  2. Seyrüsefer Güvenliği Riski: Yoğun hava trafiğinde uçaklar arasında çarpışma riski artabilir. Hava Trafik Kontrolü (ATC) ekranlarında hatalı gösterimler oluşabilir.

  3. İniş ve Kalkış Güvenliği: Özellikle zor hava koşullarında GPS bozulması en kritik uçuş anlarını felakete sürükleyebilir.

ALINAN ÖNLEMLER:

  • Yedek Sistemler: GPS kaybında INS, VOR ve DME gibi geleneksel sistemlere dönülür. Bu bir nevi "havacılıkta taş devrine dönmek" gibidir.

  • Hava Sahası Kontrolü: Otoriteler radar kullanarak GPS kaybı yaşayan uçaklara müdahale eder.

  • Pilot Eğitimi: Pilotlar simülatörlerde GNSS kaybı senaryolarına çalışır.

  • Teknolojik Güçlendirme: Jamming ve spoofing'e dayanıklı yeni nesil antenler ve kuantum navigasyon sistemleri geliştirilmektedir.

SONUÇ: Havacılık işletmeleri, gerçek zamanlı izleme ve veri analitiği ile GPS anomalilerini proaktif olarak tespit etmeye çalışmaktadır. Ancak uzaydaki büyük güç rekabeti derinleştikçe, sivil uçuş güvenliğini korumak için daha ileri düzey önlemlerin geliştirilmesi hayati önem taşımaktadır.

KAYNAKLAR:

  1. SPACE THREAT ASSESSMENT 2025, APRIL 2025

  2. https://skybrary.aero/articles/gnss-jamming-and-spoofing

  3. https://skybrary.aero/articles/interference-gnss-signals

  4. https://www.ainonline.com/aviation-news/air-transport/2024-03-04/gnss-jamming-and-spoofing-eventspresent-growing-danger

  5. https://www.everythingrf.com/community/what-is-the-difference-between-gps-jamming-and-spoofing