TÜRKIYE, SON YILLARDA UZAY ALANINDA CIDDI ADIMLAR ATMAYA BAŞLADI. UZAY AJANSI'NIN KURULMASI, YERLI UYDULAR YERLI KOMÜNIKASYON UYDULARI VE SAVUNMA SANAYII NE YÖNELIK PROJELER OLDUKÇA UMUT VERICI. ANCAK UZUN VADELI BAŞARI IÇIN SADECE ALTYAPI DEĞIL, INSAN KAYNAĞINA DA YATIRIM YAPILMASI GEREKIYOR. GENÇLERIN ULUSLARARASI PROJELERDE AKTIF GÖREV ALMASI VE EDINDIKLERI DENEYIMI ÜLKEYE TAŞIMASI ÇOK ÖNEMLI.
Bir kuyrukluyıldızın peşine düşmek… Hem de daha Güneş'in sıcak nefesi değmeden, hâlâ ham hâlini koruyorken. Avrupa Uzay Ajansı'nın (ESA) Comet Interceptor projesi, sadece bilimsel bir keşif değil, aynı zamanda insanlığın evrene duyduğu merakın ve kararlılığın sembolü. Bu vizyoner görevde, bir Türk mühendis olarak aktif rol alan Ebru Dağtekin’in hikâyesi ise hepimize ilham veriyor. ODTÜ’den başlayan yolculuğu, TUSAŞ’tan Avrupa’nın uzay merkezlerine uzanıyor. Şimdi ise Bern Üniversitesi’nde, projenin kalite yönetimini üstlenerek gökyüzüne imzasını atıyor. Kendisini bilim tutkusu, azmi ve ülkesine olan inancıyla gururla selamlıyoruz.
Global Savunma: Şu anda Bern'de ESA1'nın Comet Interceptor2 projesi üzerinde çalışıyorsunuz. Bu görevin ne hakkında olduğunu bize anlatabilir misiniz?
Ebru Dağtekin: Comet Interceptor, Avrupa Uzay Ajansı’nın (ESA) Kozmik Vizyon Programı kapsamında seçilmiş, toplam süresi 8 yıl olarak planlanan hızlı sınıf bir görevdir. Üç uzay aracının3 katılımıyla, Güneş Sistemi’nin iç bölgelerine yeni girmekte olan bozulmamış bir kuyrukluyıldızı ya da olası bir yıldızlararası cismi keşfetmeyi hedefleyen öncü bir projedir. Amacımız, bu bozulmamış gökcismini Dünya’ya yaklaşırken yakalayıp farklı açılardan eş zamanlı gözlemleyerek ayrıntılı bir üç boyutlu profil oluşturmaktır.4 Üç uzay aracı hedefi aynı anda birden fazla konumdan gözlemleyerek ayrıntılı bir 3D profil oluşturacak5 . Bu sayede, erken Güneş Sistemi’ne, hatta belki de onun ötesine ait ilkel malzemeler hakkında eşsiz bilgiler elde edebileceğiz.
Global Savunma: Bu oldukça iddialı bir proje gibi görünüyor. Sizin bu projedeki rolünüz nedir?
Ebru Dağtekin: Bern Üniversitesi Uzay Araştırmaları ve Gezegen Bilimi Bölümünde çalışıyorum ve Comet Interceptor projesinde Kalite Güvence Yöneticisi olarak görev alıyorum. Sorumluluğum, projenin tasarım, üretim, test ve entegrasyon süreçlerinin Avrupa Uzay Ajansı’nın kalite ve emniyet standartlarına (ECSS) uygun biçimde yürütülmesini sağlamaktır. Şu anda üzerinde çalıştığımız iki temel bilimsel ekipman var: bir kuyrukluyıldız kamerası ve nötral iyonlar için bir kütle spektrometresi. Bu sistemler, 6 Rosetta gibi önceki görevlerden edindiğimiz deneyim üzerine inşa edilmiştir ve bilimsel verim açısından büyük katkı sağlayacaktır.
COMET INTERCEPTOR, ESA ILE JAPONYA UZAY ARAŞTIRMA AJANSI JAXA'NIN ORTAKLIĞINDA YÜRÜTÜLÜYOR. HER IKI TARAF DA FARKLI BILIMSEL CIHAZLARI GELIŞTIRIYOR. BU TÜR PROJELER, BILIMIN BIRLEŞTIRICI GÜCÜNÜ ÇOK NET BIÇIMDE ORTAYA KOYUYOR. GERÇEKTEN ILHAM VERICI BIR EKIP ÇALIŞMASI IÇINDEYIZ.
GLOBAL SAVUNMA: GÖREV NEDEN BU KADAR ÖNEMLI? İNSANLIK IÇIN NASIL BIR KATKI SAĞLAYACAK?
Ebru Dağtekin: Proje öncekilerden farklıdır. Bu görev sayesinde, kuyruklu yıldızın “Kuyruk Bölümünde” yer alan, toz ve plazma yapıdaki daha önce gözlemlenmemiş materyaller hakkında bilgi sahibi olacağız. Güneş sisteminin oluşumundan beri değişmemiş halde bulunan elementlere ulaşma imkanı bulacağız; çünkü ilk kez Güneş Sistemi'nin iç bölgelerini ziyaret eden bir kuyruklu yıldızı hedef almaktayız. Belki de bu gök cismi, Güneş’in çevresindeki Öpik-Oort bulutundan gelmiş olabilir ve bu da onun yapısının milyarlarca yıldır değişmemiş olduğunu düşündürmektedir. Kuyruklu yıldız; Güneş ve gezegenlerin oluşumundan bu yana işlenmemiş malzeme içerecektir.7 Bu nedenle görev, insanlığa; kuyruklu yıldızların Güneş Sistemi'nin çevresinden içeriye doğru göç ederkenki evrimine dair yeni bir bakış açısı sunacaktır.
Global Savunma: Türkiye'den Bern’e uzanan kariyer yolculuğunuz nasıl gelişti?
Ebru Dağtekin: Havacılık ve uzay yolculuğum, 2006 yılında Orta Doğu Teknik Üniversitesi'nde (ODTÜ) Plazma Fiziği alanında Yüksek Lisansımı tamamladıktan sonra başladı. Kısa bir süre sonra, Türk Havcılık ve Uzay Sanayii'ne (TUSAŞ) ulusal uydu projesi Göktürk-2'de Test ve Kalite Mühendisi olarak katıldım. O günden bu yana 19 yılı aşkın bir süredir hem havacılık hem uzay alanlarında; İngiltere, Almanya, Lüksemburg ve şu anda İsviçre’de çeşitli uluslararası projelerde mühendislikten yöneticiliğe uzanan görevlerde bulundum.
Global Savunma: Türk bir kadın mühendis olarak ESA gibi bir kurumda görev almak nasıl bir duygu?
Ebru Dağtekin: Gerçekten gurur verici. Mustafa Kemal Atatürk'ün "İstikbal göklerdedir" sözü, benim için bir pusula gibi oldu hep. Bugün Bern’de, Avrupa ve Japonya’nın iş birliğiyle yürütülen bu bilimsel görevde aktif rol almak, benim için hem bireysel hem de ulusal bir onur kaynağıdır.
Global Savunma: Türkiye'nin uzay vizyonunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Ebru Dağtekin: Türkiye, son yıllarda uzay alanında ciddi adımlar atmaya başladı. Uzay Ajansı'nın kurulması, yerli uydular yerli komünikasyon uyduları ve savunma sanayiine yönelik projeler oldukça umut verici. Ancak uzun vadeli başarı için sadece altyapı değil, insan kaynağına da yatırım yapılması gerekiyor. Gençlerin uluslararası projelerde aktif görev alması ve edindikleri deneyimi ülkeye taşıması çok önemli.
Global Savunma: Proje kapsamında sizi en çok heyecanlandıran an neydi?
Ebru Dağtekin: Uyduya entegre edilecek kameranın birebir kopyasının başarıyla test edildiği an, gerçekten unutulmazdı. O anda büyük bir emeğin karşılık bulduğunu görmek heyecan vericiydi.
Global Savunma: Genç mühendislere ne önerirsiniz?
Ebru Dağtekin: Meraklı ve sabırlı olmalarını tavsiye ederim. Uzay mühendisliği; fizik, elektronik, yazılım ve malzeme bilimini bir araya getiren çok yönlü bir alandır. Teknik becerilerin yanı sıra takım çalışması ve problem çözme yeteneği de çok önemli. En önemlisi ise cesur olmaları. Dünya’nın neresinde olurlarsa olsunlar katkı sunabileceklerine inansınlar.
Global Savunma: Biraz da özel hayattan söz edelim... Bilim dışında neler yapıyorsunuz?
Ebru Dağtekin: Bern doğayla iç içe, çok huzurlu bir şehir. Boş zamanlarımda yüzme sporuyla ilgilenmeyi, caz müzik dinlemeyi ve sanat galerilerini ziyaret etmeyi seviyorum. Ayrıca zaman buldukça Türkiye'deki gençlerin katılabileceği uzay projelerinde onlara yol göstermeye çalışıyorum.
Global Savunma: Son olarak, görevin uluslararası boyutuna da değinir misiniz?
Ebru Dağtekin: Comet Interceptor, ESA ile Japonya Uzay Araştırma Ajansı JAXA'nın ortaklığında yürütülüyor. Her iki taraf da farklı bilimsel cihazları geliştiriyor. Bu tür projeler, bilimin birleştirici gücünü çok net biçimde ortaya koyuyor. Gerçekten ilham verici bir ekip çalışması içindeyiz.8
Global Savunma: Ebru Dağtekin’e bu değerli bilgiler ve ilham verici açıklamaları için içtenlikle teşekkür ederiz. Avrupa Uzay Ajansı’nın Comet Interceptor projesindeki bu önemli görevinde ve gelecekteki tüm çalışmalarında kendisine başarılar diliyoruz. Türkiye’nin bilim insanlarını böyle vizyoner projelerde görmekten gurur duyuyoruz.
Şimdi de ESA'nın Comet Interceptor Görevini daha detaylı anlamak için biraz bilgi verelim
L2 LAGRANGE NOKTASI NEDIR?
L2 noktası, Dünya ile Güneş arasındaki yerçekimi dengesinin çok özel bir şekilde kurulduğu bir uzay noktasıdır. Konum olarak, Dünya'nın tam arkasında yer alır – yani Güneş'ten bakarsak: Yaklaşık 1,5 milyon km Dünya’nın ötesinde (Ay’ın 4 katı uzaklıkta) bulunur.
PEKI, NEDEN ÖNEMLI?
Bu noktada bir uzay aracı:
Hem Dünya hem Güneş’in çekim gücüyle dengede kalabilir,
Dünya ile aynı hızda Güneş’in etrafında döner (yani hep Dünya’yla birlikte "ilerler"),
Uzay teleskopları veya sondalar burada sabit bir gözlem pozisyonuna yerleşebilir. James Webb Uzay Teleskobu da tam bu noktaya yerleştirildi.
NEDEN COMET INTERCEPTOR BURADA BEKLIYOR?
Çünkü oradan hem Güneş’i hem uzak uzayı çok rahat gözleyebilir.
Ayrıca yeni keşfedilecek kuyruklu yıldızlar nereye giderse gitsin, L2’den kalkış yapan bir araç onları daha kolay yakalayabilir. Bu bir nevi "uzayda pusuya yatmak" gibi.
Kısaca Analojiyle: L2 noktası, sanki uzayda bir "denge noktası" gibi. Oraya konan bir uydu, ne Dünya’ya düşer ne de Güneş’e savrulur. Güneş etrafındaki dönüşünü Dünya ile "senkronize" şekilde yapar.
ESA Comet Interceptor Projesi, uluslararası işbirliğiyle yürütülen bir uzay görevidir. Aşağıda projeye katkı sağlayan başlıca ülkeler ve kurumlar yer alıyor:
BILIMSEL İŞBIRLIKLER:
Ayrıca birçok Avrupa üniversitesi ve araştırma merkezi proje kapsamında bilimsel ve teknik işbirliği yürütmektedir. Bu kurumlar arasında:
CNES (Fransa Uzay Ajansı)
DLR (Almanya)
ASI (İtalyan Uzay Ajansı)
SNSB (İsveç)
KAYNAKÇA
Comet Interceptor Görevi . ESA Resmî Sayfası – Comet Interceptor https://www.esa.int/Science_Exploration/ Space_Science/Comet_Interceptor Görevin amacı, yapısı, fırlatma tarihi ve teknik detaylar hakkında güncel ve kapsamlı bilgi içerir. . Comet Interceptor Factsheet (ESA) https://www.esa.int/Science_Exploration/ Space_Science/Comet_Interceptor_ factsheet Görev mimarisi, araçların görevleri ve bilimsel ekipman listesi hakkında özet sunar (PDF olarak da indirilebilir). . Wikipedia – Comet Interceptor (İngilizce) https://en.wikipedia.org/wiki/Comet_ Interceptor Görevle ilgili tarihsel gelişmeler, işbirlikleri ve teknik bileşenler hakkında geniş bir genel bakış sunar. . JAXA – Japonya Uzay Ajansı (Japon katılımı hakkında) https://global.jaxa. jp/projects/sat/comet_interceptor Japonya'nın projeye katkıları ve B1 modülü hakkında bilgi verir. . UCL Mullard Space Science Laboratory https://www.ucl.ac.uk/mssl/research- projects/2021/jan/comet-interceptor İngiltere'nin bilimsel katkıları ve proje liderliği hakkında açıklamalar içerir. . Nature veya ESA Blogları (bilimsel makaleler ve gelişmeler) https://www. nature.com/articles/d41586-019- 01620-3 Görevin bilimsel motivasyonu ve hedeflenen kuyruklu yıldız türleri hakkında akademik bakış açısı sunar.