KLASIK SAVAŞ OYUNLARI, BELIRLI ASKERÎ KUVVETLERIN VEYA ITTIFAKLARIN ÇATIŞMA SENARYOLARINI
CANLANDIRIRKEN, IKLIM SAVAŞ OYUNLARI ÇEVRESEL VE METEOROLOJIK DEĞIŞKENLERI STRATEJIK
DENKLEME DAHIL EDER. BURADAKI AMAÇ, “IKLIMIN KENDISINI SILAH OLARAK KULLANMAK” DEĞIL,
IKLIMIN SAVAŞIN GIDIŞATINI, KARAR ALMA SÜREÇLERINI VE GÜVENLIK POLITIKALARINI NASIL
DÖNÜŞTÜRECEĞINI ANLAMAKTIR. İKLIM KRIZI YAVAŞ ILERLIYOR GIBI GÖRÜNSE DE ETKILERI BAZEN ANI VE
ZINCIRLEME OLUR. SEL, ARDINDAN TARIM KAYBI, SONRA EKONOMIK ÇALKANTI, EN SONUNDA TOPLUMSAL
HUZURSUZLUK GELIŞIR. BU TARZ SIMÜLASYONLAR, KARAR VERICILERE HEM RISKLERI ÖNCEDEN FARK
ETTIRIR HEM DE ACIL DURUMDA DAHA HIZLI VE MANTIKLI HAREKET ETMELERINI SAĞLAR
- yüzyılın güvenlik ortamı, artık yalnızca orduların ve silah sistemlerinin değil, doğal sistemlerin de stratejik etken hâline geldiği bir döneme girdi. İklim değişikliği; su, enerji, gıda ve nüfus hareketleri gibi alanları doğrudan etkileyerek askerî planlama, lojistik ve kriz yönetimi üzerinde kalıcı sonuçlar yaratıyor. Bu yeni güvenlik ortamında “iklim savaş oyunları” (climate wargaming) kavramı hem bir analiz hem de öngörü aracı olarak geliştirilmiştir. İklim değişikliğinin yol açabileceği krizleri önceden düşünmek ve bunlara karşı stratejiler geliştirmek için kullanılan bir simülasyon yaklaşımıdır. İklim krizini yalnızca bilimsel bir veri yığını olarak değil, stratejik bir meydan okuma gibi ele almamızı sağlar. Askeri savaş oyunlarından ilham alır ama tanklar ve uçaklar yerine; kuraklık, göç dalgaları, gıda kıtlığı, enerji kesintileri gibi iklim riskleri masadadır. Temel nokta geleceğin zorlu senaryolarını bir masa etrafında canlandırıp, kurumların ve hükümetlerin reflekslerini güçlendirme amacındadır.
Klasik savaş oyunları, belirli askerî kuvvetlerin veya ittifakların çatışma senaryolarını canlandırırken, iklim savaş oyunları çevresel ve meteorolojik değişkenleri stratejik denkleme dahil eder. Buradaki amaç, “iklimin kendisini silah olarak kullanmak” değil, iklimin savaşın gidişatını, karar alma süreçlerini ve güvenlik politikalarını nasıl dönüştüreceğini anlamaktır. İklim krizi yavaş ilerliyor gibi görünse de etkileri bazen ani ve zincirleme olur. Sel, ardından tarım kaybı, sonra ekonomik çalkantı, en sonunda toplumsal huzursuzluk gelişir. Bu tarz simülasyonlar, karar vericilere hem riskleri önceden fark ettirir hem de acil durumda daha hızlı ve mantıklı hareket etmelerini sağlar.
Bu oyunlar, genellikle devlet kurumları, savunma düşünce kuruluşları ve çok uluslu ittifak yapıları (örneğin NATO veya AB Savunma Ajansı) tarafından yürütülür. Amaç, değişen iklim koşullarının askerî kabiliyetler, kriz tepkisi ve ulusal güvenlik stratejisi üzerindeki etkisini modellemektir.
İKLIM SAVAŞ OYUNLARININ GELIŞIMI
İklim değişikliğinin güvenlik tehdidi olarak ele alınması yeni değil, ancak sistematik olarak askerî analizlere dahil edilmesi 2000’li yıllardan sonra hız kazandı. Bu konudaki dönüm noktalarından biri, ABD’nin önde gelen savunma düşünce kuruluşu Center for Naval Analyses (CNA) tarafından hazırlanan 2007 tarihli National Security and the Threat of Climate Change raporudur. Raporda, iklim değişikliği “bir tehdit çoğaltıcısı (threat multiplier)” olarak tanımlanmış, yani mevcut krizleri ve çatışma risklerini artıran bir faktör olarak değerlendirilmiştir.
İlk örneklerden biri 2019’da ABD Savunma Bakanlığı ve George Washington Üniversitesi tarafından düzenlenen “The Climate and Security Wargame” idi. Oyunda, 2030’larda yaşanabilecek aşırı sıcaklıklar, su kıtlığı, göç baskısı ve kaynak rekabeti senaryoları işlendi. Katılımcılar hem diplomatik hem askerî tepkileri modellediler. Bunu takiben, RAND Corporation (2022) ve US Army War College (2020) gibi kurumlar, iklimin özellikle “operasyonel hazırlık, üs güvenliği, enerji altyapısı ve ittifak dayanıklılığı” üzerindeki etkilerini sistematik biçimde inceleyen savaş oyunları başlattılar. NATO Savunma Koleji (2021) iklim ve güvenlik ilişkisini merkeze alan bir dizi masaüstü simülasyon geliştirdi. Bu oyunlarda, üyeler arası koordinasyon, bilgi paylaşımı, afet müdahalesi ve kritik altyapı dayanıklılığı test edildi. Yapılan çalışmalarda başlıca iklim tehditleri şu şekilde sıralanmıştır;
a) Tehdit çarpanı / risklerin yoğunlaşması: İklim olayları (aşırı sıcak, kuraklık, seller, fırtınalar) mevcut sosyal, ekonomik ve politik kırılganlıkları güçlendirir. Küçük bir krizin bile daha büyük çatışma ve çöküşlere dönüşme ihtimali artar.
b) Gıda ve su güvenliği krizi: Kuraklık veya seller tarımsal üretimi düşürür; bunun sonucu gıda fiyatlarında dalgalanma, kıtlık ve yerel huzursuzluk oluşur. Su kıtlığı bölgesel gerilimleri tırmandırabilir. Orta Doğu ve Afrika öncelikli bu konuda yer almaktadır.
c) Kitle göçleri ve zorunlu yer değiştirme: Deniz seviyesi yükselmesi, kuraklık veya felaketler insanları yerinden eder. Hızlı göç dalgaları sosyal hizmetler, barınma ve güvenlik üzerinde baskı yaratır; göçmen akınları uluslararası gerilimleri tetikleyebilir.
d) Devlet zayıflaması ve güvenlik boşlukları: Ekonomik daralma + sosyal huzursuzluk yönetim kapasitesini zayıflatır; bu durum organize suç, radikal gruplar veya iç çatışmalar için fırsat sağlar.
e) Altyapı ve kritik hizmetlerin bozulması: Limanlar, üsler, enerji tesisleri, iletişim ağları fırtına ve sel nedeniyle zarar görebilir; askeri operasyon kabiliyetleri ve lojistik sekteye uğrar.
f) Ordunun hazırlık ve konuşlanma riskleri: Aşırı hava koşulları askerî eğitim, tatbikat ve konuşlanmayı etkiler; üslerin taşınması veya güçlendirilmesi maliyet getirir. Sel, fırtına ve ısı yüzünden askeri üsler tehlike altındadır.
g) Deniz seviyesinin yükselmesi ve kıyı güvenliği sorunları: Deniz üsleri, havaalanları ve altyapı kıyı erozyonuna ve su baskınlarına maruz kalır; ayrıca Kuzey Kutup bölgesi Arktik’te buzulların erimesinin stratejik rekabeti artırması beklenmektedir
h) Kaynak rekabeti ve bölgesel çatışma riski: Azalan kaynaklar (su, toprak, balıkçılık) devletler veya topluluklar arasında rekabete yol açabilir; sınır anlaşmazlıkları tırmanabilir.
I)Ekonomik şoklar ve tedarik zinciri kırılganlığı: Tarım, enerji veya ulaşımda bozulma küresel tedarik zincirlerini etkileyerek makroekonomik istikrarsızlığa neden olabilir.
| Tarihsel Olay | İklimsel Unsur | Günümüz Simülasyonlarında Kullanımı |
| Barbarossa (1941) | Kış ve çamur koşullarının lojistik üzerindeki etkisi | Aşırı soğuk ve zemin bozulmasının tedarik zincirlerine etkisini modellemek |
| Vietnam Savaşı (1960–70) | Muson yağmurları, tropik hastalıklar | Personel dayanıklılığı, tıbbi lojistik ve moral üzerindeki etkiler |
| Normandiya Çıkarması (1944) | Hava tahmininin kritik rolü | Meteorolojik istihbarat doğruluğu ve zamanlama kararı testleri |
| Körfez Savaşı (1991) | Kum fırtınaları ve çöl iklimi | Görüş kısıtı, hava destek kabiliyeti ve sensör performansı analizleri |
| Ukrayna Savaşı (2022–) | Kış koşullarının mobilite ve enerji üzerindeki etkisi | Enerji altyapısı dayanıklılığı, yakıt ikmali ve sivil-asker lojistik zincirlerinin test edilmesi |
i) Hukuki, etik ve insani sorunlar: Kimin sorumluluğu olduğu, göçmen hakları, askeri müdahale sınırları gibi yeni normlar ve hukuki tartışmalar ortaya çıkabilir.
k) Jeopolitik rekabetin şiddetlenmesi: Azalan kaynaklar, yeni deniz yolları (Arktik) veya stratejik avantajlar yüzünden büyük güç rekabeti artabilir. l) Zincirleme ve kümülatif etkiler / belirsizlik: Bir tehdidin diğerini tetiklemesi; belirsizlik ve öngörülemezlik yönetimini zorlaştırır. Savaş oyunları da tam da bu zincirlemeyi ve şaşırtıcı sonuçları ortaya çıkarmak için kullanılır.
Güvenlik tehdidi haline gelen iklim değişikliği ülkeler tarafından dikkate alınmazsa stratejik körlük ortaya çıkabilir. Kırılgan devletlerde tümüyle yok olmayı beraberinde getirebilir. Önlem almanın, bir savunma stratejisi olarak düşünülmesi gerektiği vurgulanmakta ve savunma için iklim savaş oyunları aracılığı ile kriz anında karar alma süreçlerinin çevresel belirsizlik altında nasıl gerçekleşeceğini ortaya koymak hedeflenmektedir. Bir bilimsel simülasyon olan bu oyunlar, senaryolar üzerinden askeri planlamadaki boşluğu doldurma amaçlı icra edilmektedir. Kısaca iki önemli faydası olduğu görülmektedir.
KARAR VERICILER IÇIN STRATEJIK FARKINDALIK:
İklimle bağlantılı risklerin yalnızca çevresel değil, aynı zamanda askerî risk olarak görülmesi. Bu oyunlar, karar vericilere “iklim şoku” durumunda hangi kurumların nasıl tepki vereceğini test etme imkânı sağlamaktadır.
UYARLANABILIR PLANLAMA:
Üs güvenliği, enerji bağımlılığı, yakıt ikmali, insani yardım ve göç yönetimi gibi konular iklim değişikliğinden doğrudan etkilemektedir. Oyunlar, bu etkilerin birleştiği çok boyutlu kriz senaryolarını denemek için bir çerçeve sunar³.
İklim savaş oyunlarında, kriz anında karar verici kim, bilgi nasıl paylaşılıyor, rakip devletler neler yapıyor? Zaman baskısı altında seçeneklerin daralması, insanlar ve devletler stres altında hangi hataları yapabilir bunların görülmesini sağlamak önemlidir. Kısaca, “oyun oyna, hata yap, öğren, gerçek dünyaya hazırlık yap” yaklaşımı esastır.
2.KONVANSIYONEL SAVAŞ BAĞLAMINDA İKLIM ETKILERI
Askeri savaş tarihinde, iklimin etkilerinin stratejik sonuçlara yol açtığı örneklerle doludur. Hem savaşın yönünü belirlemiş hem de iklimsel zayıflıktan yararlananlar yeni savaş konseptleri geliştirmiştir. Konvansiyonel çatışmalarda, iklim operasyonel bir faktör haline gelmiştir. İklim krizi ortamında, kendi askeri gücünün hayatta kalması, operasyonel devamlılık ve sivil zararları azaltmak için olası senaryolara hazırlıklı olunmalıdır.
Bu senaryolar ile ilgili birkaç örnek vermek gerekirse: aşırı sıcak, üzerinde teçhizat taşıyan askerin hareket kabiliyetini düşürmektedir; aşırı soğuk donma riski nedeniyle asker kayıplarına neden olabilir; çamur, sel, fırtına lojistik zincirleri bozar; radar, uydu, dron operasyonları yağmur ve fırtınadan etkilenebilir; ani bastıran yoğun sis görüş mesafesini engellediği için, hava indirme harekatı yapılamaz; çıkan hortumlar deniz üzerindeki askeri savaş gemilerine zarar verebilir; buzulların erimesi yeni stratejik yollar açabildiği gibi, aşırı soğuk hava buzul kütleleri arasında denizaltıların sıkışmasına neden olabilir.
İKLIM DEĞIŞIKLIĞININ GÜVENLIK TEHDIDI OLARAK ELE ALINMASI
YENI DEĞIL, ANCAK SISTEMATIK OLARAK ASKERÎ ANALIZLERE
DAHIL EDILMESI 2000’LI YILLARDAN SONRA HIZ KAZANDI. BU
KONUDAKI DÖNÜM NOKTALARINDAN BIRI, ABD’NIN ÖNDE GELEN
SAVUNMA DÜŞÜNCE KURULUŞU CENTER FOR NAVAL ANALYSES (CNA)
TARAFINDAN HAZIRLANAN 2007 TARIHLI NATIONAL SECURITY AND
THE THREAT OF CLIMATE CHANGE RAPORUDUR. RAPORDA, IKLIM
DEĞIŞIKLIĞI “BIR TEHDIT ÇOĞALTICISI (THREAT MULTIPLIER)” OLARAK
TANIMLANMIŞ, YANI MEVCUT KRIZLERI VE ÇATIŞMA RISKLERINI
ARTIRAN BIR FAKTÖR OLARAK DEĞERLENDIRILMIŞTIR.
İklim savaş oyunlarının senaryo tasarımında, tarihte iklimin belirleyici olduğu savaşlardan sıkça yararlanılmaktadır. Bu geçmiş deneyimler, “modern risk modellemesi” için analitik laboratuvar işlevi görür. Bu tarihsel savaşlar, iklim savaş oyunlarının sahici temellerini oluşturur. Amaç, geçmişte yaşanmış zorlukları “öğrenilmiş veri setleri” olarak yeniden kurgulamak ve gelecekteki karar süreçlerine aktarabilmektir. Aşağıdaki tabloda, seçilmiş tarihsel savaş örneklerinde iklimsel etki ve günümüz simülasyonlarında kullanımını görülebilmektedir.
İklim savaş oyunlarında bu senaryolardan birkaçı seçilmektedir. “Bir sıcak hava dalgası ordunun zırhlı birlik kapasitesini düşürüyor, dronlar aşırı ısıda performans kaybediyor, tedarik zinciri zayıflıyor. Düşman bunu fırsat bilip hamle yapıyor.” Bu durum karşısında nasıl bir operasyonel devamlılık kararı alırsınız sorusuna hazırlık yapmayı savaş oyunu simülasyonu ortaya koymaktadır.
- İKLIM SAVAŞ OYUNLARININ YAPISI VE DIKKAT EDILEN UNSURLAR
İklim savaş oyunları, klasik savaş simülasyonlarından farklı olarak çok katmanlı sistem etkileşimini (askerî, diplomatik, ekonomik, çevresel) test eder. Oyun tasarımında genellikle şu unsurlar öne çıkar:
Çok aktörlü senaryo: Katılımcılar arasında askerî yetkililer, diplomatlar, sivil otoriteler, bilim insanları ve enerji güvenliği uzmanları bulunur.
Zaman baskısı altında karar alma: İklim krizleri genellikle ani gelişir; oyunlar da bu “zaman baskısını” taklit eder.
Veri temelli senaryolar: Bilimsel kaynaklardan alınan iklim projeksiyonları oyuna entegre edilir.
Karmaşık etkiler: Aşırı sıcaklık, sel, orman yangını, enerji kesintisi veya su kıtlığı gibi olaylar zincirleme biçimde modellenir.
Dayanıklılık ve adaptasyon: Oyuncular sadece krize tepki vermekle kalmaz, aynı zamanda uzun vadeli önlemler (altyapı güçlendirmesi, müttefik koordinasyonu vb.) geliştirirler.
Bu oyunlarda dikkat edilen temel ilke, ‘öngörülü karar alma” dır. Hedef, krizi önlemekten çok, kriz ortaya çıktığında sistemin nasıl tepki vereceğini anlamaktır. Orduların sadece savaşta değil, barış zamanında dayanıklılık geliştirme kapasitelerini de ölçmektedir.
Oyunlar sonrasında karar vericiler, erken uyarı ve risk farkındalığı kazanır. Potansiyel çevresel krizlerin hangi bölgelerde askeri etkiler yaratabileceğini öngörebilir. Çok uluslu krizlerde koordinasyon ve kaynak paylaşımı pratiği kazanarak müttefik koordinasyonu konusunda deneyim kazanmış olunur. Sivil asker iş birliği çerçevesinde afet yönetimi, enerji güvenliği ve alt yapı korunmasında müşterek refleks geliştirme kabiliyetine erişilir. Bu oyunlar ayrıca savunma stratejilerini uzun vadeli iklim hedefleriyle uyumlu hale getirmek için somut veri üretimini kolaylaştırır.
Önemli bir konu bu alanla ilgili, iklim krizlerine yönelik devletlerin teknolojik anlamda yetkinlik kazanmalarıdır. Bulut Tohumlama ile aşırı yağmur yağdırma, havada dolu yağdırma ya da ısıtma konusunda atmosfer çalışmaları, şimşek yaratabilme, akıllı toz aracılığı ile yoğun sis yaratma, hortum çıkarabilme olaylarını bazı devletler kendi teknolojik imkânlarıyla gerçekleştirebilmektedir.
Devletler kendi ülkelerine yönelik olası bir askerî düşman saldırısında iklim krizini oluşturabilen senaryoları bizzat yaratarak düşmanın yenilmesini sağlayabilirler. Batı Trakya’da karadan sınırı geçebilecek düşman askerî birlikleri, akıllı toz aracılığı ile yaratılmış yoğun bir sisle karşılaşıp, gece görüş donanımına sahip askerler tarafından etkisiz hâle getirilebilirler.
Aşırı yağmurdan dolayı askerî düşman araçları çamura batabilir. Hortum, darboğaz geçitlerinde askerî düşman donanmasını yok edebilir ya da adalarda konuşlanmış silah sistemlerini kökünden sökebilir. Düşmanın kazanılmış bir toprak parçası üzerindeki üssü, aşırı yağmur ya da şimşek düşürmek suretiyle yok edilebilir. Terör kamplarına yönelik bir saldırı stratejisi olarak da kullanılabilir.
Bir bakıma iklim savaş oyunları, askerî birliklere yönelik yıkıcı iklim koşullarını ortaya koyarken, zayıflık unsurlarını da göstermektedir. Aşırı sıcak/soğuk, yoğun yağmur ve çamurun insan vücudu ve ekipman üzerindeki etkileri tanımlanmaktadır.
Aşırı soğukta askerî araçlarda motor/yağ problemleri, askerlerde donma ve hipotermi, iletişim kesintisi çıkabilir. Yağmurdan kaynaklı yoğun çamur, paletli tankların ve askerî araçların hareket kabiliyetini azaltarak ikmal hatlarını sekteye uğratabilir; uzun süreli hava koşulları askerin psikolojisi ve morali üzerinde olumsuz etkiler çıkarabilirken, uyku üzerindeki etkilerini artırabilir. İklim koşullarını düşman aleyhine değiştirebilen ülkeler, kendi savunmalarında önemli bir kuvvet çarpanı gücüne erişmiş olmaktadırlar.
Özetlemek gerekirse, “iklim savaş oyunları” kavramı, savaşın doğasına değil, savaşın koşullarına odaklanmaktadır. İklim, artık yalnızca bir arka plan unsuru değil; enerji, su, gıda, göç ve altyapı üzerinden stratejik dengenin bir parçasıdır. Bu nedenle geleceğin savaş planlamasında, hava durumu değil, iklimin kendisi bir karar değişkeni hâline gelmektedir.
Tarih, doğayı hafife alan orduların başarısız olduğunu; modern çağ ise doğayı anlamadan strateji üretilemeyeceğini göstermektedir. İklim savaş oyunları, bu farkındalığı ölçen, geliştiren ve yöneten bir araçtır; 21. yüzyılın en sessiz ama en kapsamlı askerî inovasyonlarından biri olmaya adaydır.
Gelecekte bu oyunlar daha da karmaşık hâle gelecektir. Yapay zekâ destekli simülasyonlar, gerçek zamanlı meteorolojik veriler ve çoklu kriz senaryoları, karar verme süreçlerini daha gerçekçi test edebilir. Özellikle 2030 sonrası dönemde, iklim değişikliğinin kutup bölgelerinde, Orta Doğu’da ve Hint-Pasifik’te askerî hareketliliği etkileme potansiyeli göz önünde bulundurulduğunda, bu oyunlar savunma planlamasının ayrılmaz bir bileşeni olacaktır.