YENI SAVAŞ SILAHI: Akıllı Toz ve Kullanım Alanları

YENI SAVAŞ SILAHI: Akıllı Toz ve Kullanım Alanları

AKILLI TOZ OLARAK SAVAŞ ORTAMINDA ILETIŞIM AMAÇLI KULLANILAN BU TOZLAR, AYNI ZAMANDA BAŞKA IŞLEVLER IÇIN DE KULLANABILECEĞINE LITERATÜRDE YER VERILMIŞTIR. İNSAN BEYNININ OKUNMASINI SAĞLAYAN, “SINIR TOZU /NEURAL DUST” , BOSTON MİT ÜNIVERSITESI TARAFINDAN, KORTEKSE TOZ PARÇACIKLARI BÜYÜKLÜĞÜNDE ELEKTRONIK SENSÖRLER SERPEREK VE BUNLARI ULTRASON KULLANARAK UZAKTAN SORGULAMA AMACIYLA GERÇEKLEŞTIRILMESINE DAYANMAKTADIR. ULTRASON AYNI ZAMANDA BU SÖZDE NÖRAL TOZA DA GÜÇ VERIR. SINIR TOZU, ÖLÇEĞIN ALTINA YERLEŞTIRILEN ANCAK VÜCUDUN DIŞINDAN GÜÇ ALAN BAŞKA BIR BILEŞEN TARAFINDAN SORGULANABILIR. BU BILEŞEN, NÖRAL TOZA GÜÇ VEREN ULTRASONU VE BIR RFID SISTEMI GIBI YANITLARINI DINLEYEN SENSÖRLERI ÜRETMEKTEDIR.

Yeni gelişen teknolojiler içerisinde özellikle nano teknolojiye dayanan akıllı tozların kullanımı başladı. “Smart Dust ya da Akıllı Toz” olarak nitelendirilen bu tozlar, bir kum tanesinden daha büyük olmayan milimetre-altı ölçekli otonom bilgi işlem ve algılama platformlarından oluşan kablosuz ağları ifade etmektedir. Akıllı toz, ışık, sıcaklık, ses, toksinlerin varlığı veya titreşimler gibi çevresiyle ilgili verileri algılar ve kaydeder ve bu verileri kablosuz olarak daha büyük bilgisayar sistemlerine iletebilmektedir.

1990 yılında Berkeley’deki Californiya Üniversitesi Elektronik mühendisliği bölümünde bulunan Dr. Kristofer S. J. Pister, Joe Kahn ve Bernhard Boser ile birlikte, her şeyi ölçebilen sensörler ile havada bulunan tüm gazları (radyasyon, kimyasal gaz vs..) hızlıca tanımlama amacıyla ilk olarak akıllı tozu tasarladı.1

Dr. Pister’ın Akıllı Toz’un mucidi olarak projesini sahiplenen, Savunma İleri Araştırma Projesi Ajansı (DARPA), savaş ortamında akıllı sensör ağı2 olarak kullanıma almıştır. Maliyeti 0.10 cent civarında olan her bir sensör algılama noktası (mote) akustik, manyetik ve titretişimi ölçümleyebilirken, kimyasal ve biyolojik sensörler olarak da su, hava ve topraktaki verileri toplayarak bir merkeze gönderecek şekilde dizayn edilmişlerdir. Mikro elektro mekanik sistemler (MEMS), minyatür sensörlerle donatılmış olarak, algılama, otonom güç kaynağı, bilgi işlem ve kablosuz iletişimi tipik olarak yalnızca birkaç milimetre hacmindeki bir alanda birleştirir. Bu kadar küçük bir boyuta sahip olan bu cihazlar, tıpkı bir toz parçacığı gibi bir ortamda asılı kalabilmektedir. Çalışma prensibinde nesnelerin interneti teknolojisi bulunan sensörler, sürekli veri ile savaş alanındaki iletişim bilgilerini toplamayı amaçlamıştır.

Resimde görüldüğü gibi, kilometrelerce kareyi kapsayan akıllı toz ortamındaki binlerce sensör düğümü bilgileri otonom helikoptere taşır. Bu tozlar üzerlerinden geçen, araçların hareketlerini saatlerce/günlerce izlerler ve elde tutulan alıcı veya helikopter kaynaklı alıcı tarafından sorgulandıklarında canlı video üzerine bindirilmiş bilgileri rapor şeklinde sunabilmektedirler.

İstihbarat amaçlı 2001 yılında bu sistemle test yapan Amerikan ordusu, 142 askeri aracın hızını ve yönünü hesaplayan bir test yaptı. Bir drone uçağından yol kenarına bırakılan mote’lar kendi aralarında bir iletişim ağı kurdular ve geçen araçları tespit etmek için manyetik sensörleri devreye soktular. Kendi aralarındaki okumaları karşılaştırarak, mote ağı geçen 142 askeri aracın hızını ve yönünü hesapladı ve daha sonra bir saat sonra tepeden geçtiğinde bilgileri drone uçağına geri gönderdi. Test tam anlamıyla başarılı oldu.3

Akıllı toz olarak savaş ortamında iletişim amaçlı kullanılan bu tozlar, aynı zamanda başka işlevler için de kullanabileceğine literatürde yer verilmişitir. İnsan beyninin okunmasını sağlayan, “Sinir Tozu /Neural Dust” , Boston MİT üniversitesi tarafından, kortekse toz parçacıkları büyüklüğünde elektronik sensörler serperek ve bunları ultrason kullanarak uzaktan sorgulama amacıyla gerçekleştirilmesine dayanmaktadır. Ultrason aynı zamanda bu sözde nöral toza da güç verir. Sinir toz, ölçeğin altına yerleştirilen ancak vücudun dışından güç alan başka bir bileşen tarafından sorgulanabilir. Bu bileşen, nöral toza güç veren ultrasonu ve bir RFID sistemi gibi yanıtlarını dinleyen sensörleri üretmektedir.4 DARPA tarafından, sinir tozuyla iletişim kurmak için ultrason ses dalgaları kullanılarak insan sinir sistemi üzerinde etki yaratabileceğini öngörmüştür. Tek tek sinirlere yerleştirilebilecek kadar küçük, vücudun derinliklerindeki sinir ve kasların elektriksel aktivitesini tespit edebilen ve güç bağlantısı ve iletişim için ultrason kullanan güvenli, milimetre ölçeğinde kablosuz bir cihaz geliştirilmiştir. DARPA bünyesinde ElectRx programı kapsamında, periferik sinir sistemlerinin biyo algılanması ve nöro modülasyonu üzerinde çalışmalar yürütülmektedir.

ElectRx teknolojisi5, sinir sistemi aktivitesini düzeltmek veya desteklemek için gerektiğinde müdahale ederek vücudun kendi kendini hızlı ve etkili bir şekilde iyileştirme konusundaki doğal yeteneğini kullanabilmesini amaçlamaktadır. Sinir tozu ile gerçekleşecek bu tedavi Amerikan askerlerinin psikolojik durumlarına müdahale olarak düşünüldüğü gibi hedef kitlelerin zihnini okumak, dışardan davranışlarını yönlendirebilmek açısından da imkan sağlamaktadır. Hedef kişinin su ya da yemeğine karıştırılabilecek bu sinir tozları, vücuduna girdikten sonra istenilen düşünce ve davranış kalıplarına yönlendirebilir. Onun beynin gördüğü her şey ekrandan izlenebilir ve böylece istihbarat toplanması kolaylaşabilir.

Komplo teorisi olarak tartışılan uçakların havada kimyasal gaz püskürtmeleri (Chemtrail) aslında akıllı toz salımı olabilir ve hedef ülkelerdeki halkların davranışlarını istenilen şekilde yönlendirebilen bir ön hazırlık sayılabilir. Akıllı sinir tozu olarak düşünürsek salınan tozları, frekanslarla uyararak (ultrason işlevi gören) halk kitlelerinde davranışları şiddete de yönlendirebilen ya da etkisiz duyarsız pasif bireyler haline de getirebilen örtülü bir gizli operasyon yapılabilir.

Akıllı tozların, bir biyolojik hastalık içeren salgın başlatıcı olduğu da ileri sürülmüştür. 2024 yılının aralık ayında İngiltere, Kanada ve ABD’de (Florida ve Ontario) ortaya çıkan bir kalın sis tabakasının doğal bir sis olmadığı, kimyasal tozlar içeren ve bulaşıcı hastalık mikrobu taşıdığı iddia edilmiştir.

DARPA TARAFINDAN, SINIR TOZUYLA ILETIŞIM KURMAK IÇIN ULTRASON SES DALGALARI KULLANILARAK INSAN SINIR SISTEMI ÜZERINDE ETKI YARATABILECEĞINI ÖNGÖRMÜŞTÜR. TEK TEK SINIRLERE YERLEŞTIRILEBILECEK KADAR KÜÇÜK, VÜCUDUN DERINLIKLERINDEKI SINIR VE KASLARIN ELEKTRIKSEL AKTIVITESINI TESPIT EDEBILEN VE GÜÇ BAĞLANTISI VE ILETIŞIM IÇIN ULTRASON KULLANAN GÜVENLI, MILIMETRE ÖLÇEĞINDE KABLOSUZ BIR CIHAZ GELIŞTIRILMIŞTIR.DARPA BÜNYESINDE ELECTRX PROGRAMI KAPSAMINDA, PERIFERIK SINIR SISTEMLERININ BIYO ALGILANMASI VE NÖRO MODÜLASYONU ÜZERINDE ÇALIŞMALAR YÜRÜTÜLMEKTEDIR.

Covid-19’dan esinlenerek Fogvid-246 adı verilen bu sisin görülmesinden sonra bu ülkelerdeki insanlarda grip benzeri hastalıklarda artış olmuştur. Nanoteknoloji, sentetik biyoloji virüslerinin birlikte kullanılarak gaz şeklinde insanlara bulaştırılmış olabilir. 2021 yılında Ankara’da bozkırdan gelen turuncu toz salgını sonrası, bu şehirde Covid 19 varyantlı hasta sayısında artış olmuştur. Yine Çöl kumu adı verilen Orta Doğu’dan geldiği iddia edilen turuncu tozlar birçok şehrimizi etkilemiş, kalıntıları arabalar üzerinde görülmüştür. Bilimsel laboratuvar incelemesinde bu tozların insan sağlığına zararlı birçok virüs ve patojen taşıyıcı olduğu ispat edilebilirdi.

Bir takım deneyler ile kitlesel ölümlerin akıllı tozlar kullanılarak, konvansiyonel bir savaşa girmeden insan kitleleri üzerinde denendiği düşünülebilir. Aşağıdaki resimde görüldüğü gibi nano partiküllerden oluşan akıllı tozlar, insan vücudu üzerinde kimyasal silah etkisi yaratmaktadır. Bunlara maruz kalan insanların öncelikle beyin fonksiyonlarında (Alzheimer, Parkinson, sinir hastalıkları), akciğer rahatsızlıkları (astım, bronşit, akciğer kanser türleri), sindirim rahatsızlıkları (kolon kanseri, crohn hastalığı), otoimmün hastalıkları, tansiyon hastalıkları, dermatolojik rahatsızlıklara neden olabileceği görülmektedir.

Savaşmadan ülkeyi ele geçirmek için, sürekli akıllı toz salımı yapmak bir operasyon olarak tasarlanmış olabilir. Hedef ülkelerdeki nüfusu azaltma yolu ile toprak ele geçirmek, yerleşmek (iklim değişikliği ile ortaya çıkabilecek iklim mültecileri) daha hızlı mümkün olabilir. Bireysel anlamda evde hava temizleyicisi makineler (Dyson, Philips, Xiomi gibi) ve oksijen üreten (gans makineleri) kullanmak koruyucu olabilir. İllerde, Teksas7 ve Çin’de8 örneği bulunan, Toshiba’nın9 da ürettiği hava temizleyici geniş santraller kurmak önleyici savunma sistemleri olarak değerlendirilebilir.

İNSAN SINIR SISTEMINI FELÇ EDEN AKILLI TOZ

Akıllı toz olarak adlandırılan nano materyallerden, geçici süre (altı saat) insan sisteminin bilincinin kapanmadan felç eden silah sistemleri üretilebilir. Doğada bulunan bazı balık türleri Aslan balığı (Pterois Miles), Balon balığı, Baraküda (Sphyraena), Vatoz zehiri, Aslan Yelesi Deniz Anası, Mavi Halkalı Ahtapot insanı felç edebilecek salgılara sahiptir. Felce neden olan bitkiler; Güzel avrat otu, Baldıran yılan otu, Boru çiçeği, İnci çiçeği (kalp durması), Papaz külahı, Ban otu sayılabilir.

İçerik olarak hem hayvan hem de bitkilerden üretilecek salgı ve tozların, nano materyal haline dönüştürülmesiyle akıllı toza ulaşılabilir. Bu tozların küçük kapsüller olarak bir bölgeye aktarılması oradakileri felç ederek bilinci açık şekilde ele geçirmelerini sağlayarak, hedef etkisizleştirilebilir. Sıvı olarak da üretilerek asker ve güvenlik görevlilerinin bireysel kullanımlarına sunulabilir.

Bu tarz felç akıllı tozlar, istihbarat elemanlarının tehlikeye düştükleri durumlarda yüzük, kadın ayakkabı topuğu, kalem şeklinde hedefe bastırılmak ve yaymak koşulu ile karşısındakini etkisiz kılabilir. Terör üssüne havadan drone ile akıllı toz salımı, 1 saat sonra militanları karşılık vermeden ele geçirme imkanı sağlayabilir. Düşman hedef üslerini önceden etkisiz kılarak, ele geçirdikleri alanlar geri alınabilir. Nokta hedef etkisizleştirme operasyonlarında, “paket” kişi sağ yakalanarak getirilmesi kolay olabilir. Bu tozların kullanımını anlamak için, dispotik Rus filmi, 2020 yılı yapımı “Gatekeeper of the Galaxy”10 filminin 1.12 dk bakılabilir. Filmde mor toz kişiyi hareketsiz ama bilinci açık halde durmasını sağlamaktadır.

Yine akıllı felç tozun sıvı olarak iğne ile insan vücuduna enjekte edilmesini gösteren bir diğer film 2024 yapımı “Don’t move”11 da kurbanın nasıl alıkonulabildiğini göstermesi bakımından fikir verebilir. Kaçırılan kadın iğne ile felç edildikten sonra karşı koyma ve tüm hareket kabiliyetini yitirmektedir. Bu tarz sıvı silahların suikast silahı olarak ileride görmek mümkündür. The Interview (2014)12 filminde Kuzey Kore lideri Kim Jong’un, Amerikalı bir gazeteci ile yapacağı röportaj sırasında eli ile tokalaşması ile bulaşan nano bakteri tozu kalp durmasına neden olarak liderin ölümüyle sonuçlanmıştı. Son James Bond filmi, 2021 tarihli “No Time to Die ”13 filminde düşmanı tarif ederken “havada süzülen toz gibi” cümlesi, akıllı toz nano bakteri silahlarının, savaş öncesi liderlerin, halk kitlelerinin etkisiz kılınmasında da önemli olabileceğini dünya kamuoyunun dikkatine sunmuştur.