NATO üyesi ülkelerin devlet veya hükümet başkanları, 2024 Washington Zirvesi’nde yeni bir NATO Endüstriyel Kapasite Genişletme Taahhüdü üzerinde anlaştılar. Bu anlaşmanın bir bölümü, savunma sanayii alanında ihtiyaç duyulan hammaddelerin tedarikine yönelik risklere karşı çalışmalar yapmayı içeriyordu. Bu kapsamda, Savunma Bakanları Savunma-Kritik Tedarik Zinciri Güvenliği Yol Haritası’nı onayladılar. Bu yol haritası, NATO müttefiklerinin savunma sanayilerinde yaşanabilecek tedarik zinciri kırılmalarına karşı direnç kazanmasını hedefliyor.
NATO, TEDARIK ZINCIRI GÜVENLIĞINI SAĞLAMAK IÇIN BEŞ STRATEJIK ÖNCELIK BELIRLEDI. İLK ADIM, MÜTTEFIKLERIN YETENEK GELIŞTIRMEK IÇIN IHTIYAÇ DUYDUĞU KRITIK HAMMADDELERI TESPIT ETMEK OLDU. BU KAPSAMDA, 12 TEMEL MALZEME (ALÜMINYUM, BERILYUM, KOBALT, GALYUM, GERMANYUM, GRAFIT, LITYUM, MANGANEZ, PLATIN, NADIR TOPRAK ELEMENTLERI (NTE), TITANYUM VE TUNGSTEN) BELIRLENEREK ASKERI SISTEMLERDEKI ROLLERI VE TEDARIK RISKLERI ANALIZ EDILDI. BU MALZEMELER, ASKERI KAPASITE IÇIN VAZGEÇILMEZ OLMALARI, ÜRETIM VE IŞLEME SÜREÇLERININ BÜYÜK ÖLÇÜDE RAKIP ÜLKELERIN ELINDE BULUNMASI VE ALTERNATIFLERININ SINIRLI OLMASI NEDENIYLE KRITIK KABUL EDILDI.
NATO, tedarik zinciri güvenliğini sağlamak için beş stratejik öncelik belirledi. İlk adım, müttefiklerin yetenek geliştirmek için ihtiyaç duyduğu kritik hammaddeleri tespit etmek oldu. Bu kapsamda, 12 temel malzeme (alüminyum, berilyum, kobalt, galyum, germanyum, grafit, lityum, manganez, platin, nadir toprak elementleri (NTE), titanyum ve tungsten) belirlenerek askeri sistemlerdeki rolleri ve tedarik riskleri analiz edildi. Bu malzemeler, askeri kapasite için vazgeçilmez olmaları, üretim ve işleme süreçlerinin büyük ölçüde rakip ülkelerin elinde bulunması ve alternatiflerinin sınırlı olması nedeniyle kritik kabul edildi.
İkinci öncelik, stratejik stoklama ile kritik hammaddelerin uzun vadeli tedarik güvenliğini sağlamaktır. NATO ülkeleri, özellikle titanyum, kobalt, tungsten ve nadir toprak elementleri için stratejik rezervler oluşturarak olası bir tedarik krizine karşı hazırlık yapmaktadır. ABD ve Avrupa Birliği, 2030 yılına kadar savunma sanayii için kritik hammaddelerde minimum stok seviyeleri oluşturmayı planlamaktadır.
Üçüncü olarak, geri dönüşüm ve malzeme yeniden kullanımına yönelik yatırımlar hızlandırılmaktadır. NATO, nadir elementler, kobalt, lityum ve tungsten gibi metallerin geri dönüşümünü artırmak için yeni tesisler kurmaktadır. Kullanılmış askeri ekipmanlardan nadir elementlerin geri kazanılması, bu malzemelere olan bağımlılığı azaltmak için hayati bir strateji olarak görülmektedir.
Dördüncü olarak, alternatif malzemeler üzerine araştırmalar yapılmaktadır. NATO, galyum ve germanyum yerine kullanılabilecek yeni yarı iletkenler üzerinde çalışırken, manyetik sistemlerde neodimyum yerine demir-nikel alaşımlarının kullanımı da araştırılmaktadır. Aynı şekilde, grafen ve karbon bazlı kompozit malzemeler, hafif ve dayanıklı askeri bileşenler geliştirmek için test edilmektedir.
Son olarak, NATO içinde sanayi işbirliği ve bilgi paylaşımı artırılmaktadır. Savunma sanayii tedarik zinciri güvenliğini sağlamak için NATO müttefikleri arasında ortak üretim projeleri teşvik edilmekte ve sanayi üreticileriyle doğrudan işbirliği yapılmaktadır. Kritik hammadde güvenliğini sağlamak için uluslararası ortak üretim tesisleri kurulmaktadır.
NATO’nun kritik hammadde tedarikinde en büyük rakipleri Çin ve Rusya’dır. Çin, nadir elementler, galyum, germanyum, tungsten ve grafit gibi birçok stratejik malzemenin küresel tedarik zincirinde tekel konumundadır. Rusya ise titanyum, platin ve alüminyum gibi metallerde önemli bir üreticidir ve Ukrayna Savaşı sonrası NATO ülkeleri bu bağımlılığı azaltmak için yeni tedarik kaynakları aramaktadır. NATO, bu rekabete karşılık olarak, yeni madencilik projelerine yatırım yaparken savunma sanayii için kilit bileşenlerin üretimini kendi içinde geliştirmeye odaklanmaktadır.
Avrupa Birliği ve ABD, Çin’e bağımlılığı azaltmak için savunma sanayii özelinde kritik hammadde üretim kapasitelerini artırmak için milyarlarca dolarlık yatırım yapmaktadır. Önümüzdeki yıllarda, kritik hammadde rekabetinin jeopolitik gerilimleri ve NATO’nun savunma stratejisini doğrudan şekillendirmesi beklenmektedir.
Table of contents [Show]
-
NATO’NUN KRITIK ILAN ETTIĞI HAM MADDELER VE BUNLARLA ILGILI ÇALIŞMALAR NELERDIR?
- NEODIMYUM ($Nd$ ) VE DISPROZYUM ($Dy$ ): ASKERI SISTEMLERIN MANYETIK GÜCÜ
- TITANYUM ($Ti$ ): HAVACILIKTAN HIPERSONIK SILAHLARA STRATEJIK BIR METAL
- KOBALT ($Co$ ): ASKERI TEKNOLOJILERDE KRITIK METAL
- GALYUM VE GERMANYUM: ASKERI ELEKTRONIKTE KRITIK UNSURLAR
- LITYUM ($Li$ ): ASKERI ENERJI DEPOLAMADA STRATEJIK METAL
- TUNGSTEN ($W$ ): ZIRH DELICI VE HIPERSONIK SISTEMLER İÇIN KRITIK METAL
- BERILYUM ($Be$ ): HAFIF VE DAYANIKLI ASKERI BILEŞENLER
- PLATIN ($Pt$ ): JET MOTORLARINDAN SENSÖRLERE STRATEJIK KULLANIM
- ALÜMINYUM ($Al$ ): HAFIFLIK VE DAYANIKLILIĞIN ANAHTARI
- MANGANEZ ($Mn$ ): DAYANIKLI ASKERI ALAŞIMLAR İÇIN TEMEL BILEŞEN
- GRAFIT ($C$ ): ASKERI BATARYALAR VE ISI DIRENCI İÇIN KRITIK MALZEME
- NADIR TOPRAK ELEMENTLERI (NTE): SAVUNMA TEKNOLOJILERINDE STRATEJIK ROL
- SONUÇ
NATO’NUN KRITIK ILAN ETTIĞI HAM MADDELER VE BUNLARLA ILGILI ÇALIŞMALAR NELERDIR?
NEODIMYUM ($Nd$ ) VE DISPROZYUM ($Dy$ ): ASKERI SISTEMLERIN MANYETIK GÜCÜ
Bu maddeler yüksek manyetik güce sahip mıknatıslar üretmek için kullanılır. Füze güdüm sistemleri, radarlar, savaş uçaklarının motorları ve denizaltı sonarları bu malzemelere bağımlıdır. Neodimyum-demir-bor ($NdFeB$ ) mıknatısları, askeri sistemlerin gücünü ve hassasiyetini artırır. Alternatifler araştırılsa da bu mıknatıslara tam bir ikame bulunmuyor. Ancak, küresel neodimyum üretiminin %86’sı ve disprozyum üretiminin %99’u Çin’in kontrolünde. NATO ülkeleri, bu bağımlılığı azaltmak için Kanada, Avustralya ve ABD’de yeni madencilik projelerine yatırım yapıyor.
Titanyum ($Ti$ ), savaş uçakları, hipersonik füzeler ve denizaltılar için kritik bir metal. Çeliğe kıyasla daha hafif ama dayanıklı olması, hız ve yakıt verimliliği gerektiren askeri platformlar için büyük avantaj sağlıyor. Yüksek sıcaklığa dayanıklılığı nedeniyle hipersonik silahlarda ve jet motorlarında tercih ediliyor. Çelik gibi alternatifler bulunsa da ağırlık dezavantajı nedeniyle titanyumun yerini tam anlamıyla dolduramıyor.
Rusya, küresel titanyum üretiminin %13’ünü sağlıyor. Ukrayna savaşı sonrası NATO ülkeleri, Rusya’ya bağımlılığı azaltmak için Avustralya, Japonya ve Kazakistan’dan tedarik sağlıyor. Ancak, titanyum işleme kapasitesinin artırılması halen büyük bir zorluk. NATO, bu bağımlılığı azaltmak için yerel işleme tesisleri kurmayı ve stratejik stoklar oluşturmayı hedefliyor.
NATO'NUN KRITIK HAMMADDE TEDARIKINDE EN BÜYÜK RAKIPLERI ÇIN VE RUSYA'DIR. ÇIN, NADIR ELEMENTLER, GALYUM, GERMANYUM, TUNGSTEN VE GRAFIT GIBI BIRÇOK STRATEJIK MALZEMENIN KÜRESEL TEDARIK ZINCIRINDE TEKEL KONUMUNDADIR. RUSYA ISE TITANYUM, PLATIN VE ALÜMINYUM GIBI METALLERDE ÖNEMLI BIR ÜRETICIDIR VE UKRAYNA SAVAŞI SONRASI NATO ÜLKELERI BU BAĞIMLILIĞI AZALTMAK IÇIN YENI TEDARIK KAYNAKLARI ARAMAKTADIR. NATO, BU REKABETE KARŞILIK OLARAK, YENI MADENCILIK PROJELERINE YATIRIM YAPARKEN SAVUNMA SANAYII IÇIN KILIT BILEŞENLERIN ÜRETIMINI KENDI IÇINDE GELIŞTIRMEYE ODAKLANMAKTADIR.
Kobalt, jet motorları, füze sistemleri ve savaş gemileri için üretilen süper alaşımların temel bileşenidir. Yüksek sıcaklık direnci sayesinde hipersonik silahlar, balistik füzeler ve uzay tabanlı askeri sistemlerde kritik rol oynar. Alternatif olarak nikel bazlı alaşımlar araştırılsa da kobaltın sağladığı yüksek sıcaklık dayanımı tam olarak karşılanamıyor. Küresel kobalt üretiminin %53’ü Kongo’da gerçekleşiyor ve büyük ölçüde Çinli şirketlerin kontrolünde. NATO, bu bağımlılığı azaltmak için Kanada ve Avustralya’daki rezervlere yatırım yapıyor ve geri dönüşüm projeleri geliştiriyor. Stratejik stoklama ise NATO’nun bu alandaki güvenlik planlarının önemli bir parçası.
GALYUM VE GERMANYUM: ASKERI ELEKTRONIKTE KRITIK UNSURLAR
Radarlar, gece görüş cihazları ve uydu haberleşme sistemleri, galyum ve germanyuma bağımlıdır. Galyum arsenit ($GaAs$ ) ve galyum nitrat ($GaN$ ) çipleri, yüksek frekanslı radar ve elektronik harp sistemlerinde hassasiyet sağlar. Germanyum, kızılötesi optik sistemler ve lazer hedefleme cihazlarında kritik rol oynar. Gece görüş sistemleri, termal kameralar ve uydu keşif teknolojileri, germanyum bazlı lenslerle üstün görüntüleme sunar. Silisyum bazlı yarı iletkenler kısmen alternatif olabilir, ancak askeri radar ve optik sistemlerde galyum ve germanyum kadar yüksek performans sunmaz.
Galyum üretiminin %94’ü, germanyum üretiminin %68’i Çin’in kontrolünde. NATO, Kanada ve Avustralya’da yeni tesisler kurarak bağımlılığı azaltmayı hedefliyor. Geri dönüşüm ve stratejik stoklama da güvenlik önlemleri arasında.
Lityum-iyon bataryalar, insansız hava araçları (İHA), denizaltılar ve elektronik harp sistemleri için kritik bir enerji kaynağıdır. Hafiflik ve yüksek enerji yoğunluğu sayesinde askeri platformların operasyon süresini uzatır. Alternatif olarak sodyum-iyon bataryalar ve hidrojen yakıt hücreleri araştırılsa da, lityum-iyon bataryalar halen en verimli çözümdür. Hafifliği ve hızlı şarj olma kapasitesi, askeri kullanım için vazgeçilmez kılar. Lityum üretiminde Avustralya (%52), Şili (%25) ve Çin (%13) önde gelirken, işleme kapasitesinin %70’i Çin’in kontrolündedir. NATO, Avrupa ve ABD’de yeni işleme tesisleri kurarak bu bağımlılığı azaltmayı ve geri dönüşüm projelerini hızlandırmayı hedefliyor.
Tungsten, yüksek yoğunluğu ve sıcaklık direnci sayesinde tank delici mühimmatlar, hipersonik silahlar ve topçu sistemlerinde kullanılır. Kinetik enerjili mühimmatlarda üstün delici özellikler sunar. Alternatif olarak seyreltilmiş uranyum kullanılabilse de radyoaktif yapısı nedeniyle kısıtlamalar vardır. Küresel tungsten üretiminin %82’si Çin’in kontrolündedir. NATO, Kanada ve Vietnam’daki madenlere yatırım yaparak tedarik riskini azaltmaya çalışıyor. Ayrıca, geri dönüşüm yoluyla tungsten kazanımı artırılıyor.
BERILYUM ($Be$ ): HAFIF VE DAYANIKLI ASKERI BILEŞENLER
Berilyum, hafifliği ve aşınmaya karşı direnciyle savaş uçakları, hipersonik silahlar ve uydu sistemlerinde kullanılır. Özellikle yönlendirilmiş enerji silahları ve hassas güdümlü mühimmat için kritik bir malzemedir. Alternatif olarak alüminyum ve titanyum alaşımları düşünülebilir, ancak berilyumun sağladığı hafiflik ve mukavemet kombinasyonu benzersizdir. ABD küresel üretimin %90’ını elinde tutarken, NATO üretim kapasitesini artırmayı ve geri dönüşüm projelerini desteklemeyi hedefliyor.
PLATIN ($Pt$ ): JET MOTORLARINDAN SENSÖRLERE STRATEJIK KULLANIM
Platin, askeri jet motorları, hidrojen yakıt hücreleri ve elektronik harp sistemlerinde kullanılır. Yüksek sıcaklık direnci sayesinde roket motorlarında ve askeri sensörlerde kritik rol oynar. Alternatif olarak paladyum kullanılabilir, ancak jet motorları ve gelişmiş sensörler için platin halen en etkili çözümdür. Küresel üretimin %71’i Güney Afrika’da olup, NATO Kanada ve ABD’de yeni rezervler geliştirmeye odaklanıyor.
ALÜMINYUM ($Al$ ): HAFIFLIK VE DAYANIKLILIĞIN ANAHTARI
Alüminyum, savaş uçakları, İHA’lar, zırhlı araçlar ve savaş gemilerinde yaygın olarak kullanılır. Hafifliği, yakıt verimliliği ve manevra kabiliyeti sağlar. Deniz sistemlerinde korozyona karşı direnci ve akustik iz azaltma özelliğiyle öne çıkar. Titanyum bazı alanlarda alternatif olabilir, ancak maliyet nedeniyle alüminyum daha yaygın tercih edilir. NATO, Rusya’ya bağımlılığı azaltmak için Avrupa ve Kuzey Amerika’daki üretim kapasitelerini artırmayı hedefliyor.
MANGANEZ ($Mn$ ): DAYANIKLI ASKERI ALAŞIMLAR İÇIN TEMEL BILEŞEN
Manganez, tanklar, zırhlı araçlar ve savaş gemilerinde kullanılan çelik alaşımlarının dayanıklılığını artırır. Darbe dayanımını yükseltirken kırılganlığı azaltarak balistik koruma sağlar. Jet motorları ve füze gövdelerinde de kullanılır. Alternatif olarak nikel bazlı alaşımlar düşünülebilir, ancak maliyet ve performans açısından manganez halen en verimli seçenektir. NATO, Çin’e olan bağımlılığı azaltmak için Güney Afrika ve Avustralya’dan tedarik sağlıyor ve stratejik stoklar oluşturuyor.
GRAFIT ($C$ ): ASKERI BATARYALAR VE ISI DIRENCI İÇIN KRITIK MALZEME
Grafit, lityum-iyon bataryaların temel bileşeni olup İHA’lar, denizaltılar ve elektronik harp sistemlerinde uzun süreli enerji sağlamak için kullanılır. Ayrıca, hipersonik silahlar ve roket motorlarında ısıya dayanıklı karbon kompozitler olarak yer alır. Grafen bazı askeri uygulamalarda alternatif olabilir, ancak yüksek üretim maliyetleri nedeniyle henüz yaygın bir çözüm değildir. Küresel grafit üretiminin %65’ini, işlenmiş grafit pazarının %90’ını Çin kontrol ediyor. NATO, Kanada ve ABD’de yeni madencilik projelerine yatırım yaparak bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
NADIR TOPRAK ELEMENTLERI (NTE): SAVUNMA TEKNOLOJILERINDE STRATEJIK ROL
NTE, periyodik tabloda lantanitler grubunda yer alan 15 element ile skandiyum ve itriyumu kapsayan toplam 17 metalik elementten oluşan bir gruptur. İsimleri “nadir” olsa da aslında yeryüzünde oldukça yaygın bulunurlar. Ancak yoğun konsantrasyonlarda bulunmamaları ve saflaştırma süreçlerinin karmaşıklığı, bu elementlerin elde edilmesini zorlaştırır ve stratejik değerlerini artırır.
NTE, eşsiz kimyasal, elektromanyetik ve ışık yansıtma özellikleri nedeniyle modern teknolojilerde vazgeçilmez bileşenlerdir. Askeri alanda en yaygın kullanılan nadir toprak elementleri arasında neodimyum, disprozyum, samariyum, terbiyum ve erbiyum bulunur. Bu elementler, zorlu çevresel koşullarda bile üstün performans sağlayabilecek dayanıklı, hafif ve son derece güçlü bileşenler geliştirmek için kullanılır. Bu özellikler, modern savaş teknolojilerinde belirleyici avantajlar sunar.
NTE, radar sistemleri, elektronik harp, lazer silahları ve füze güdüm sistemlerinde kritik bir role sahiptir. Küresel üretimin %60’ı, işleme kapasitesinin %80’i Çin’in kontrolündedir. NATO, Avustralya, ABD ve Kanada’daki yeni madencilik projelerine yatırım yaparak bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Ayrıca, geri dönüşüm ve stratejik stoklama projeleri, NTE tedarik güvenliğini artırmak için devreye alınıyor. NATO müttefikleri, Ar-Ge çalışmalarıyla bu elementlere olan bağımlılığı azaltmayı hedefliyor.
SONUÇ
NATO’nun kritik ham maddeler konusundaki stratejisi, yalnızca bir tedarik meselesi değil, aynı zamanda jeopolitik bağımsızlık ve askeri rekabet gücü açısından hayati bir öncelik haline gelmiştir. Çin ve Rusya’nın küresel ham madde piyasalarındaki hâkimiyeti, NATO’nun savunma sanayisini kırılgan hale getirebilir ve uzun vadeli stratejik planlamaları sekteye uğratabilir. Bu nedenle NATO, yeni madencilik yatırımları, geri dönüşüm projeleri, stratejik stoklar ve alternatif malzemelerle bu bağımlılığı azaltmaya çalışıyor. Önümüzdeki yıllarda, NTE ve diğer kritik elementler üzerindeki mücadele, yalnızca savunma sanayii için değil, küresel güç dengeleri açısından da belirleyici bir unsur olmaya devam edececektir.
NATO’NUN KRITIK HAM MADDELER KONUSUNDAKI STRATEJISI, YALNIZCA BIR TEDARIK MESELESI DEĞIL, AYNI ZAMANDA JEOPOLITIK BAĞIMSIZLIK VE ASKERI REKABET GÜCÜ AÇISINDAN HAYATI BIR ÖNCELIK HALINE GELMIŞTIR. ÇIN VE RUSYA’NIN KÜRESEL HAM MADDE PIYASALARINDAKI HÂKIMIYETI, NATO’NUN SAVUNMA SANAYISINI KIRILGAN HALE GETIREBILIR VE UZUN VADELI STRATEJIK PLANLAMALARI SEKTEYE UĞRATABILIR.
KAYNAKLAR:
Benedetta Girardi, Irina Patrahau, Giovanni Cisco ve Michel Rademaker. Strategic Raw Materials for Defence. The Hague Centre for Strategic Studies, 2023.
Chen, Ping, Eugene S. Ilton, Zheming Wang, Kevin M. Rosso, ve Xin Zhang. Global Rare Earth Element Resources: A Concise Review. Richland, WA: Pacific Northwest National Laboratory, 2024.
Goodenough, K. M., Frances Wall, ve David Merriman. “The Rare Earth Elements: Demand, Global Resources, and Challenges for Resourcing Future Generations.” Natural Resources Research 27, no. 2 (2018).
NATO. “NATO’s Role in Defence Industry Production.” Erişim 9 Mart 2025.
NATO. NATO Defence-Critical Supply Chain Security Roadmap. NATO, 12 Temmuz 2024.
NATO. “NATO Releases List of 12 Defence-Critical Raw Materials.” NATO, 9 Mart 2025.
Office of the Under Secretary of Defense for Acquisition and Sustainment. Assessing and Strengthening the Manufacturing and Defense Industrial Base and Supply Chain Resiliency of the United States. September 2018.
Srivastava, Sunil, ve GD Sharma. Rare Earth Elements: Strategy for Atmanirbharta. New Delhi: Centre for Joint Warfare Studies (CENJOWS), Kasım 2021.
STM Savunma. Nadir Toprak Elementleri ve Savunma Sanayiindeki Önemi. STM Blog, 2024.
Tracy, Brandon S. An Overview of Rare Earth Elements and Related Issues for Congress. Washington, DC: Congressional Research Service, 24 Kasım 2020.
Xémard, Mathieu. China Has a Monopoly on Rare Earths. Institut Polytechnique de Paris, 29 Ocak 2025.