SÖMÜRGECILIK DÖNEMI BOYUNCA DEĞIŞEN GÜÇ DENGELERI, SOĞUK SAVAŞ SONRASINDA YENI BIR BOYUT KAZANMIŞ, GÜNÜMÜZDE ISE ÇIN–ABD REKABETI, KÖRFEZ ÜLKELERININ NÜFUZ MÜCADELESI VE AFRIKA’NIN STRATEJIK ÖNEMININ ARTMASIYLA SUDAN ÇOK AKTÖRLÜ BIR ÇATIŞMA ALANINA DÖNÜŞMÜŞTUR. BU DURUM, SUDAN’DAKI KRIZLERIN YALNIZCA YEREL DINAMIKLERIN DEĞIL, AYNI ZAMANDA KÜRESEL AKTÖRLERIN ÇELIŞEN ÇIKARLARININ BIR YANSIMASI OLDUĞUNU GÖSTERMEKTEDIR.
Afrika kıtasında yaşanan iç çatışmalar, darbeler ve toplumsal kırılganlıkların temelinde çoğu zaman zengin doğal kaynakların yarattığı rekabet yatmaktadır. Petrol, altın, su kaynakları, stratejik mineraller ve kıtanın jeopolitik konumu kıtayı tarih boyunca dış güçlerin müdahalelerine açık hâle getirmiştir. Bu bağlamda Sudan, sahip olduğu geniş toprakları, Nil Nehri’nin hayati konumu, Kızıldeniz’e açılan limanları ve zengin yeraltı kaynaklarıyla Afrika’nın jeopolitik satranç tahtasının merkezinde yer almaktadır.
SÖMÜRGECILIKTEN MODERN SUDAN’A
- yüzyılda Avrupa devletlerinin Afrika’yı paylaşım mücadelesi, kıtanın siyasi haritasını köklü biçimde değiştirdi. 1869’da Süveyş Kanalı’nın açılmasıyla Sudan’ın jeopolitik önemi arttı. Kızıldeniz üzerinden Hindistan ve Uzak Doğu’ya açılan ticaret yolları Sudan’ı stratejik bir merkez hâline getirdi. Osmanlı’nın son dönem etkisi ve ardından Mısır–İngiltere ortak yönetimi, Sudan’da çok katmanlı bir sömürge süreci ortaya çıkardı.
“Siyahlar Ülkesi” anlamına da gelen “Sudan”, 500’ün üzerinde kabileyi, onlarca etnik diliyle Afrika, Arap ve İslam kültürlerini bir arada barındırır. Bu çok katmanlı yapı, devlet inşası sürecini tarih boyunca zorlaştırmıştır. 1956’da İngiltere’nin çekilmesiyle bağımsızlığını ilan eden Sudan, kolonyal dönemin miras bıraktığı sınır sorunları, bölgesel eşitsizlikler ve zayıf yönetim kapasitesi nedeniyle kısa sürede iç istikrarsızlık yaşamaya başlamıştır.
KUZEY–GÜNEY AYRIŞMASI VE GÜNEY SUDAN’IN BAĞIMSIZLIĞI
Sudan’daki en uzun süreli çatışmalardan biri, kuzeyin Arap-Müslüman kimliği ile güneyin Hristiyan-Afrikalı yapısı arasındaki tarihsel ayrışmadan kaynaklanmıştır. Sudan, bağımsızlığını kazanmasının hemen öncesinden itibaren çok sayıda iç savaş yaşamıştır (1955–1972 ve 1983–2005). 2005’te imzalanan “Kapsamlı Barış Anlaşması” ile çatışmalar geçici olarak sona ermiş, ardından 2011’de gerçekleştirilen referandumla Güney Sudan bağımsızlığını ilan etmiştir.
- YÜZYILDA AVRUPA DEVLETLERININ AFRIKA’YI PAYLAŞIM MÜCADELESI, KITANIN SIYASI HARITASINI KÖKLÜ BIÇIMDE DEĞIŞTIRDI. 1869’DA SÜVEYŞ KANALI’NIN AÇILMASIYLA SUDAN’IN JEOPOLITIK ÖNEMI ARTTI. KIZILDENIZ ÜZERINDEN HINDISTAN VE UZAK DOĞU’YA ARTIK TICARET YOLLARI SUDAN’I STRATEJIK BIR MERKEZ HÂLINE GETIRDI. OSMANLI’NIN SON DÖNEM ETKISI VE ARDINDAN MISIR–İNGILTERE ORTAK YÖNETIMI, SUDAN’DA ÇOK KATMANLI BIR SÖMÜRGE SÜRECI ORTAYA ÇIKARDI.
PETROLÜN KEŞFI VE SUDAN’IN STRATEJIK DEĞERI
- yüzyılın sonlarında Afrika’da büyük petrol rezervlerinin ortaya çıkması, Sudan’ın uluslararası önemini büyük ölçüde artırmıştır. Yaklaşık 2 milyar varil civarındaki petrol rezervleri Sudan’ı Çin, ABD, Rusya, Hindistan ve körfez ülkelerinin rekabet alanı hâline getirmiştir. Özellikle Çin’in Sudan’da hızlı artan etkisi ve Çin Ulusal Petrol Şirketi’nin (CNPC) petrol sahalarında ve boru hatlarında etkin rolü, Pekin’in Afrika’daki enerji güvenliğinin temel taşlarından biri hâline gelmesini sağlamıştır.
DARFUR KRIZI: YEREL ÇATIŞMADAN KÜRESEL MÜDAHALEYE
2003’te Darfur’da Arap ve Afrika kökenli topluluklar arasındaki gerilim, merkezi hükümetin sert müdahaleleriyle hızla büyümüştür. Darfur çatışmaları, yalnızca etnik bir mesele değil, petrol, altın ve tarım gibi stratejik kaynakların paylaşımıyla ilgili bir mücadeleyi de yansıtmaktadır. Özellikle ABD’nin Darfur’daki ayrılıkçı gruplara verdiği destek, Çin’in Sudan’daki petrol yatırımlarıyla doğrudan bağlantılıydı.
SEVAKIN ADASI VE KIZILDENIZ STRATEJISI
2017’de Türkiye’nin Sevakin Adası’nın yeniden inşası için Sudan ile anlaşma imzalaması, bölgedeki güç dengelerini hareketlendirmiştir. Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan bu hamleyi Türkiye’nin Kızıldeniz’de etkinliğini artırabileceği olarak değerlendirmiştir. Sevakin, yalnızca Türkiye–Sudan ilişkileri açısından değil, körfez rekabeti ve Afrika politikasının geleceği açısından da kritik bir öneme sahip hâle gelmiştir.
NIL HAVZASI VE SU GÜVENLIĞI
Mavi Nil ve Beyaz Nil’in Hartum’da birleşmesi, Sudan’ı su güvenliği açısından kritik bir konuma getirmektedir. Etiyopya’nın inşa ettiği GERD (Hedasi) Barajı, bölgedeki su akışı ve paylaşımı üzerinde potansiyel etkiler yaratmaktadır. Genel olarak Sudan’da su kaynakları, petrol kadar stratejik ve belirleyici bir unsur olarak ön plana çıkmaktadır.
2019 DEVRIMI VE BEŞIR SONRASI SÜREÇ
2019’da Ömer el-Beşir’in devrilmesi, Sudan’da demokratikleşme umudu yaratmıştı. Ancak ekonomik çöküş, gıda kıtlığı ve ordu içindeki güç mücadeleleri geçiş sürecinin kırılganlığını artırdı. Sonuç olarak Sudan, devrim sonrası dönemde daha kırılgan bir yapıya bürünmüştür.
BURHAN–HEMEDTI REKABETI (2023 VE SONRASI)
2023’ten bu yana Sudan iki güçlü silahlı yapının rekabeti nedeniyle yeniden tam ölçekli iç savaşa sürüklenmiştir:
. Sudan Silahlı Kuvvetleri (SAF) – General Abdülfettah el-Burhan . Hızlı Destek Kuvvetleri (RSF) – Muhammed Hamdan Dagalo (Hemedti)
SUDAN, BAĞIMSIZLIĞINI KAZANMASININ HEMEN ÖNCESINDEN ITIBAREN ÇOK SAYIDA IÇ SAVAŞ YAŞAMIŞTIR (1955–1972 VE 1983–2005). 2005’TE IMZALANAN “KAPSAMLI BARIŞ ANLAŞMASI” ILE ÇATIŞMALAR GEÇICI OLARAK SONA ERMIŞ, ARDINDAN 2011’DE GERÇEKLEŞTIRILEN REFERANDUMLA GÜNEY SUDAN BAĞIMSIZLIĞINI ILAN ETMIŞTIR. BU AYRILIK, SUDAN IÇIN BÜYÜK BIR EKONOMIK KAYIP ANLAMINA GELMIŞ, PETROL SAHALARININ YAKLAŞIK %75’I GÜNEY’DE, PETROLÜN TAŞINDIĞI BORU HATLARI VE LIMANLAR ISE KUZEY’DE KALDIĞI IÇIN IKI ÜLKE ARASINDA KARŞILIKLI BAĞIMLILIK DOĞMUŞTUR. BU DURUM, ILIŞKILERI KIRILGAN VE SÜREKLI GERILIMLI BIR HÂLE GETIRMIŞTIR.
DOĞAL KAYNAKLAR: PETROL, ALTIN VE URANYUM
Sudan, doğal kaynaklar açısından zengin, fiilen yoksul bir ülkedir. Altın yatakları RSF’nin en büyük finansman kaynağı hâline gelmiş, uranyum ve stratejik metaller küresel güçlerin ilgisini çekmiştir. Aynı zamanda Akasya ağaçlarından elde edilen “Arap Zamkının” dünyadaki en büyük üreticilerinden biri Sudan’dır. Bu ürün, Nestle, Coca-Cola gibi uluslararası şirketlerin tedarik zincirlerinde önemli bir rol oynamaktadır.
SUDAN’DAKI KÜRESEL REKABET
Sudan, çok katmanlı bir rekabet ağının içindedir: . Rusya: Altın rezervleri ve Kızıldeniz'de üs kurma planları. . Çin: "Tek Kuşak Tek Yol" çerçevesinde altyapı ve madencilik yatırımları. . İran: Afrika'ya açılan kapı stratejisi. . ABD: Rusya ve Çin'in etkisini kırma çabası. . BAE: Bölgesel etkinlik hedefiyle taraflara mali ve askeri destek.
TÜRKIYE’NIN SUDAN POLITIKASI
Türkiye-Afrika ilişkilerinin önemli bir ayağı Sudan’dır. Sevakin Adası girişimi, TİKA projeleri ve savunma sanayii iş birliği Türkiye’nin bölgeye verdiği önemi gösterir. Türkiye’den tedarik edilen SİHA’ların sahada görünmesi, Ankara açısından tarafsızlık dengesini koruma ihtiyacını artırmıştır.
SONUÇ
Sudan’daki istikrarsızlık yalnızca etnik ayrışmaların sonucu değildir; doğal kaynaklar, dış güçlerin nüfuz mücadelesi ve zayıf yönetim kapasitesi ülkeyi krizlere sürüklemiştir. Sudan’ın geleceği, bölgesel rekabetin azaltılması ve doğal kaynakların adil paylaşımıyla mümkün olabilir. Aksi takdirde Sudan, dış müdahalelere açık bir ülke olmaya devam edecektir.