Türkiye ve Yunanistan Gerginliğinin Jeopoltik Güç Konfigürasyonu Analizi

May 15, 2023 - 23:12
 0  27
Türkiye ve Yunanistan Gerginliğinin Jeopoltik Güç Konfigürasyonu Analizi

Coğrafya, siyasetin maddi dünyasıdır. İbn-i Haldun’dan, Montesquieu’ya dek süregelen pek çok yapısalcı tarihçi, pek çok siyasal düşünür, tarihçi, coğrafya ile siyaset arasındaki bağı anlamaya ya da açıklamaya çalışmıştır. Bu bağı güçlendiren olguların başında ise ‘Jeopolitika’ gelmektedir. Jeopolitika, güç ve egemenlik mücadelesi üzerine kuruludurRetorik açıdan ise güncel sivil siyaset politikalarının çok farklı argümanlar (savaş, kaos, barış, sosyo-ekonomik krizler vb.) kullanılarak devamıdır. Türkiye ve Yunanistan Akdeniz’de bulunan iki devlet ve medeniyet olarak daima güç ve egemenliğe dayalı sorunlar yaşamıştır. Tabiri caizse İbn Haldun’un ‘coğrafya kaderdir’ tespiti iki ülke ilişkilerinin tarihsel süreci açısından rasyonel bir ifade olarak halen geçerlidir.

     Yunanlıların 1821 yılında Osmanlı İmparatorluğu’na isyan ederek bağımsızlığını kazanması sonrasında Türk-Yunan ilişkileri, genellikle gerginlikler ve savaşlarla sürmüştür. Bu savaşlar sırasıyla 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, 1. Balkan Savaşı, 1. Dünya Savaşı, Türk Kurtuluş Savaşı ve (doğrudan olmasa da dolaylı olarak) 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’dır.

    Yunanistan'ın sürekli olarak hava ihlalleri yapması ve gayri askerî statüdeki adaları silahlandırması, sürekli olarak gerginlik ve çatışma riskini de beraberinde getirmektedir. İki ülke arasındaki sorunların somut olarak masaya yatırılarak karşılıklı diyalog yoluyla çözülmesini öneren ülke daima Türkiye Cumhuriyeti Devleti olmuştur. Yunanistan ise daima provoke ve tahrik edici tutumunu sürdürmüştür.

   İki ülkenin yaşadığı sorunları şu şekilde kategorize edebiliriz:

  1. Kara suları ve kıta sahanlığı ile bu alanların sınırlandırmalarını da kapsayan deniz yetki alanları sorunu

        a-)Kara Suları Sorunu:

Türkiye ve Yunanistan arasındaki deniz sınırı henüz bir anlaşmayla belirlenmemiştir. An itibariyle hem Türkiye hem de Yunanistan kara sularının Ege Denizi’ndeki genişliği 6 deniz milidir. Türkiye’nin ve Yunanistan’ın Ege Denizi’ndeki sahillerinin coğrafi konumu birbirine yan yana ve aynı zamanda karşı karşıyadır. Dolayısıyla, bir sınırlandırmayı zorunluluk haline gelmiştir. Ayrıca deniz alanlarının kesiştiği ya da bir noktada birleştiği yerlerdeki yakın ya da karşıt konumlar arasında bulunan deniz alanları sınırlarının anlaşmayla belirlenmesi gerekliliği uluslararası hukukun temel bir kuralıdır. Örneğin, Ege Denizi baz alındığında, sahillerin karşıt olduğu alanların yanı sıra sahillerin bitişik olduğu bölgelerde de kara suları çerçevesinde Türkiye ve Yunanistan arasında herhangi bir deniz sınırı mevcut değildir. Kara sularının 12 deniz miline çıkarılması, Ege Denizi’ndeki çıkar dengelerini Türkiye’nin aleyhine orantısız bir şekilde değiştirecektir. Zaten, hakim olduğu birçok ada sebebiyle, Yunanistan’ın kara suları Ege Denizi’nin %40’ını oluşturmaktadır. Kara sularının 12 deniz miline çıkarılması durumunda bu oran %70’e yükselmektedir. Dolayısıyla açık deniz büyüklüğü %5 1’den % 19’a düşerken, Türkiye’nin kara suları da Ege Denizi’nin % 10’undan daha az kalmaktadır.

          b-)Kıta Sahanlığı Sorunu

 Ege’deki deniz yetki alanları ile ilgili bir başka temel sorun Türkiye ve Yunanistan arasındaki kıta sahanlığı sınırının belirlenmesi konusudur. Zira, Ege’de Türkiye ve Yunanistan’a ait kıta sahanlığının sınırları henüz belirlenmemiştir. Şu anda ne Türkiye ne de Yunanistan Ege’de 6 deniz mili mesafesindeki kara sularının ötesinde, sınırlandırılmış bir deniz yetki alanına sahip değildir.  

  1. Yunanistan’ın 1923 Lozan Antlaşması, 1947 Paris Antlaşması ve konuya ilişkin diğer uluslararası belgeler çerçevesinde Doğu Ege Adaları’nın silahsızlandırılmış statüsünü delmesi

      Doğu Ege Adaları, 1923 Lozan Antlaşması ve 1947 Paris Antlaşması da dahil olmak üzere birtakım uluslararası antlaşmalarla silahsızlandırılmıştır. Günümüzde de geçerli olan ve Yunanistan’ı yasal olarak sorumlu kılan bu uluslararası anlaşmalar, Doğu Ege Adaları’nın silahlandırılmasını yasaklamakta ve bu maksatla Yunanistan’a yasal yükümlülükler ve sorumluklar da getirmektedir. Ayrıca, Yunanistan Türkiye’nin itirazlarına rağmen uluslararası hukuk çerçevesinde ahdi taahhütlerini ve antlaşmalardan doğan yükümlülüklerini ihlal ederek 1960’lardan beri adaları silahlandırarak Doğu Ege Adalarının silahsızlandırılmış statüsünü ihlal etmektedir.

3. Yunanistan’ın uluslararası hukuka aykırı olarak ulusal hava sahasının 10 deniz mili genişliğinde olduğunu iddia etmesi ve Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunu istismar etmesi

Yunanistan’ın 10 deniz mili genişliğinde ulusal hava sahası iddiası Ege hava sahası anlaşmazlığının temelini oluşturmaktadır. Söz konusu anlaşmazlığın temel sebepleri Uçuş Bilgi Bölgesi (FIR) sorumluluğunun Yunanistan tarafından sürekli olarak ihlal ve suistimal edilmesi ve Yunanistan’ın karasuları genişliğinin 6 deniz mili olmasına rağmen, ulusal hava sahası genişliğinin 10 deniz mili olduğu yönündeki Yunan iddiasıdır.  Hâlbuki, uluslararası hukuka göre, bir ülkenin kara suları genişliği aynı zamanda o ülkenin ulusal hava sahasının genişliğini de belirler. Ayrıca, Yunanistan 1931 yılında o tarihte kara sularının genişliği 3 deniz mili olmasına karşın, ulusal hava sahasını 10 deniz mili olarak deklare etmiştir. Ancak Yunanistan, 1936 yılında kara sularını günümüzde uyguladığı 6 deniz miline çıkartmıştır. Dolayısıyla Yunanistan’ın ulusal hava sahasının 10 deniz mili olduğu iddiası uluslararası hukuk çerçevesinde makul ve mantıklı bir iddia değildir. Yunanistan’ın 6 deniz mili genişliğinde olan karasuları ile 10 deniz mili olarak deklare ettiği ulusal hava sahası arasında kalan saha uluslararası hava sahasıdır. Yunanistan’ın 10 deniz mili genişliğindeki hava sahası iddiası ne uluslararası alanda ne de Türkiye tarafından tanınmaktadır.

Tüm bu sorunlar çerçevesinde, Türkiye ve Yunanistan’ın muhtemel bir konvansiyonel muharebe ya da yüksek veya düşük yoğunluklu çatışmalar yaşanması durumunda, karşılıklı güç konfigürasyonuna dayalı kuvvet dengelerinin hangi ülkenin lehine ağır basacağı, özellikle şu sıralar büyük bir merak konusudur.

Kara ve Hava Kuvvetleri Açısından Mukayese

Türkiye

-Tank sayısı: 2435

-Asker sayısı: 355000

Yunanistan

-Tank sayısı:1,353

-Asker sayısı: 107.593

      Bu rakamlar çerçevesinde bakıldığında, Türk Silahlı Kuvvetleri hem sayısal üstünlük olarak hem de son yıllarda Suriye ve Irak'ta edindiği tecrübeler ile karada herhangi bir çatışmada muzaffer olan taraf olacaktır. Ancak hava kuvvet konfigürasyonu açısından, Yunanistan hava kuvvetlerinin üstünlüğü söz konusu olabilir. Zira, bizim hava kuvvetlerimizi F-35 ya da yeni F-16'lar ile takviye edemememiz halinde hava üstünlüğünün Yunanistan'a geçebilme riski söz konusudur. Çünkü Yunanistan, hava kuvvetlerini Fransa'dan aldığı Rafale savaş uçaklarıyla takviye etmiş durumdadır. Yunanistan, Fransa’dan toplam 18 adet Rafale savaş uçağı alımı yapmıştır. Esasen, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin elinde 238 adet farklı modelde F-16 ile 25 civarı F-4 olmak üzere 263 civarında aktif kullandığı savaş uçağı bulunmaktadır. Yunanistan’ın elinde ise 33 adet F-4, 154 adet F-16, 24 adet Fransız yapımı Mirage-2000 BG Mik 2 ile 18 adet Mirage-2000 BG olmak üzere 227 civarı savaş uçağı mevcuttur. Dolayısıyla uçak sayısı bakımından Türkiye'nin Yunanistan'a oranla kısmi bir üstünlüğü olsa da, bu noktada temel sorun, Türk Hava Kuvvetleri’nin elindeki yetişmiş savaş pilotu sayısının azlığıdır. (An itibariyle 750 civarı savaş pilotumuz mevcuttur.)

Rafale savaş uçağının teknik Özellikleri:

- Uzunluk: 15.27 m (50.1 ft)

- Genişlik: 10.80 m (35.4 ft)

- Yükseklik: 5.34 m (17.5 ft)

- Kanat Alanı: 45.7 m² (492 ft²)

- Boş Ağırlık: 9.1 t (Rafale C); 9.5 t (Rafale B); 9.8 t (Rafale M)

- Maksimum Kalkış Ağırlığı: 24,500 kg (54,000 lb)

- İtici: 2× SNECMA M88-2 turbofan

- Afterburner olmadan itiş: 48.7 kN (10,960 lbf)

- Afterburner ile itiş: 73.0 kN (16,400 lbf)

- Pilot/Mürettebat: 1-2

Maksimum hız limitleri:

     - Düşük irtifa hızı: 1,390 km/h, 750 knots

- Yüksek irtifa hızı: Mach 1.8 (2,150 km/h, 1,160 knots)

- Muharebe yarıçapı: 1,852+ km (1,000+ nmi)

- Servis tabanı: 16,800 m (55,000 ft)

- Tırmanma kabiliyeti: 304.8+ m/s (1,000+ ft/s)

- Kanat yüklemesi: 326 kg/m² (83 1/3 lb/ft²)

- İtiş/Ağırlık: 1.13

        Silahlar

  Top: 1× 30 mm (1.18 in) GIAT 30/719B cannon 125 round

Füze Kabiliyeti:

Havadan hava füze mühimmatları

- Meteor füzesi

- Magic II

- MICA IR/EM or

       Havadan Karaya füze mühimmatları:

      - Nüklerr füze; ASMP-A

- MBDA Apache

- SCALP EG

- AASM

- GBU-12 Paveway II

- AM 39Exocet

       Deniz Kuvvetleri Açısından Mukayese

       a-)Fırkateyn:

Türkiye: 16

Yunanistan: 13

b-) Corvette/Saldırı Gemisi

Türkiye:33

Yunanistan:9

c-) Denizaltı

Türkiye: 13

Yunanistan: 11

Görüldüğü üzere, deniz kuvvet konfigürasyonu açısından Türkiye’nin sayısal ve taktiksel üstünlüğü oldukça nettir.

Kuşkusuz, Türkiye Cumhuriyeti Devleti,  Ege ve Akdeniz’de çatışma ve kaos ortamını önleyebilmek adına gereğini yapmış ve yapmaya da devam etmektedir. Ancak unutmamak gerekir ki, jeopolitik kurgulamalar oldukça süratli şekilde güncellenebilmekte yahut değişebilmektedirler. Elbette ki, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, komşularıyla barış, refah ve istikrar içinde yaşamaya kararlıdır. Bu bağlamda Türkiye, Yunanistan’la mevcut iyi komşuluk ilişkilerinin idamesine büyük önem vermektedir ve bu çerçeve de diyalog sürecini desteklemektedir. Yunanistan ise iki ülke arasında Uluslararası Adalet Divanına gidilerek çözülebilecek olan ‘kıta sahanlığının sınırlarının belirlenmesi” sorunundan başka bir sorun olmadığını iddia etmektedir. Halbuki, Yunanistan’ın takındığı bu tutum gerçek dışıdır. Dolayısıyla, sadece bir sorun olduğu iddia edilerek diğerlerinin görmezden gelinmesi ve güya tek bir çözüm yolunun varlığından bahsedilmesi, bu sorunların rasyonel bir biçimde çözülebilmesi açısından geçerli bir seçenek değildir. Nihayetinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti, her türlü ihtimale karşı teyakkuzda olarak, Yunanistan’ın her türlü tutum ve davranışına gereken reaksiyonu göstermeye hazırdır.

What's Your Reaction?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Umut Berhan ŞEN SASAM Uzmanı / Ulusal Güvenlik Analisti- Yazar