KRIPTO PARA GERÇEĞİNİN GELECEK SENARYOLARI

May 15, 2023 - 21:13
 0  124
KRIPTO PARA GERÇEĞİNİN GELECEK SENARYOLARI

Gelecekte geleneksel paranın yerini alacak mı bilinmez ama son yıllarda en çok

tartışılan ve gündem olan konuların başında kripto paralar geliyor. Kimilerine göre kripto

paralar bir balondan ibaret kabul edilirken kimilerine göre ise kaçınılmaz bir gerçeklik…

Her şey bir dergi kapağında başladı!

Kripto paraların ortaya çıkışı 2008 yılına rastlasa da aslında her şey 1988 yılında bir

dergi kapağındaki görsel ile başladı. Bu dergi, Rothschild ailesine ait Londra merkezli The

Economist Dergisi. Yayınladığı görsellerle adeta geleceğe ilişkin kehanetleriyle ünlenen The

Economist, ağ sistemlerinin henüz yaygınlaşmadığı ve blokzincir teknolojisinin literatüre dahi

girmediği bir dönemde; 9 Ocak 1988 tarihli dergi kapağında, kağıt banknotların yandığı ve

2018 yılına işaret edilen bir para birimine kapak görselinde yer vermişti. “Get ready for a

word currency” manşeti ile çıkan dergi, ilginç bir biçimde, belki dijital paralara belki de

kripto paralara vurgu yapmış, paranın yaşayacağı muhtemel evrim ve değişiminin işaretlerini

göstermişti.

Bu bir gelecek tasarımının ilk ifşası mı yoksa bir kehanet miydi bilinmez ancak,

günümüzde gelinen durum dikkate alındığında her iki açıdan da başarılı bir sonuç karşımıza

çıkıyor. Çünkü, bugün hem dijital hem de kripto paralar gündemde yer edinmiş bulunuyor

(dijital para ile kripto para kavramları her ne kadar medyada ikame olarak kullanılsa da

aralarında fark bulunmaktadır ve dijital para kavramı; sanal para, kripto para ve elektronik

paraları kapsayan bir niteliktedir).

Blokzincir teknolojisi

Bugün için kripto para denildiğinde akla Bitcoin, Bitcoin denildiğinde de blokzincir

geliyor. Keza, kripto para sisteminin temeli blokzincir teknolojisine dayanıyor.

Blokzincir teknolojisi ilk olarak 1991 yılında, Stuart Haber ve W. Scott Stornetta

tarafından “How to Time-Stamp a Digital Document” adlı çalışma ile literatüre girdi. Daha

sonraki yıllarda blokzincir üzerinde çeşitli akademik ve bilimsel çalışmalar gerçekleştirildi.

Bu teknolojinin kapsamlı biçimde kullanılmaya başlaması ise Bitcoin’in ortaya çıkışı ile oldu.

Blokzincir, son yıllarda dikkat çeken, önemli teknolojik gelişmelerden birisi. Ortaya

çıkışı 1991 yılı olsa da 31 Ekim 2008 tarihinde, Cypherpunks siber güvenlik mühendisleri ve

programlayıcılardan oluşan küçük bir grubun, Satoshi Nakamoto adını taşıyan anonim bir kişi

ya da gruptan aldıkları, Bitcoin sistemi ve işleyişinin anlatıldığı bir bilgi notunu (makale)

içeren e-posta ile kripto para ve blokzincir sisteminin bir anlamda ifşası gerçekleşti. Bu

gelişmeden sonra kripto paralar, zamanla adından söz ettirmeye başladı ve geniş kesimlerin

kullanımına sunulmuş oldu.

Mevcut dijital sistem, belirli bir merkezi otoritenin güven ve regülasyonuna dayalı

olarak işliyor. Tüm çevrimiçi işlemler, servis sağlayıcılarının ve web hizmeti sunanların

kontrol, denetim ve teminatı altında çalışıyor. Oysa blokzincir sistemi, tüm bu kısıtların

dışında işleyen, dağıtık bir veri tabanına sahip, katılanların yaptığı işlemler ile onaylanan,

zincirleme bir doğrulama ve erişim ağı kuran bir sistem. Blokzincirde yapılan her işlemin

kesin ve doğrulanabilir bir kaydı bulunuyor.

Kripto paralar

Kripto para birimleri, işlemleri ağ üzerinden gerçekleşen ödeme ve transfer sistemleri

olup; gerçek para birimleri gibi işlev görmekte, değerleri arz ve talep doğrultusunda

şekillenmekte, ancak gerçek para birimlerinden farklı olarak merkezi hükümetler tarafından

tedavüle çıkarılmamakta ve desteklenmemektedir (Marian, 2013: 38). Bu paralar, sadece

belirli şifreler ile yerleştirildiği sanal cüzdanlardan yine şifreler aracılığıyla kullanılıyor.

Kripto paraları, dijital imzalar zinciri olarak tanımlamak mümkün olup coinler bloklar

arası aktarılırken her safhada dijital imza ile onaylanıyor (Nakamoto, 2018). Söz konusu ağı /

zinciri çalıştırmak için gereken adımlar ise kısaca şöyle (Nakamoto, 2018):

 

 Yeni işlemler tüm düğümlere yayınlanır.

 Her düğüm yeni işlemleri bir blokta toplar.

 Her düğüm, kendi bloğu için bir çalışma kanıtı bulma konusunda çalışır.

 Bir düğüm bir çalışma kanıtı bulduğunda, bloğu tüm düğümlere yayınlar.

 Düğümler bloğu yalnızca içindeki tüm işlemler geçerliyse ve henüz

harcanmamışsa kabul eder.

 Düğümler, blokta bir sonraki bloğu oluşturmaya çalışarak bloğu kabul

ettiklerini ifade eder.

Kripto paraların işleyiş süreci grift bir yapıya sahip ve ağ işleyiş zinciri birbiri ile

bağlantılı. Sistemin temel ve genel özellikleri ve işleyişini kısaca ifade etmek gerekirse

(Kahalılov vd., 2017: 2-4):

 

 İşleyiş açısından bir para birimi olarak görülebiliyor, herhangi bir para birimi

karşılığında alım-satımı gerçekleştirilebiliyor, kabul eden işyerlerinde

karşılığında mal veya hizmet alım-satımı yapılabiliyor.

 Birçok e-cüzdan uygulaması sistem bünyesinde sunuluyor.

 Ağa dahil kullanıcılar arasında para transfer işlemleri gerçekleştirilebiliyor.

Transfer yapmak isteyen kullanıcı, bunu belirli bir mesaj formatında ağa

duyuruyor, gerekli şartlar sağlanıyorsa işlem onaylanarak gerçekleşiyor.

 Kullanıcıların gerçek kimliklerini paylaşma zorunlulukları yok, kişisel gizlilik

esas alınıyor.

 Sistemde merkezi bir yapı bulunmuyor, işlemlerin yönetim ve onayı ağ

kullanıcıları tarafından kolektif olarak gerçekleştiriliyor.

 

 Blokzincir olarak adlandırılan ağın ana yapısı, yapılan tüm işlemleri içeren

zincir yapısı olup herkese açık ve erişilebilir. Blokzincir, tek ve ortak

paylaşılan işlem geçmişi olarak bulunuyor, onaylanmış işlemler bir blok yapısı

içerisinde toplanarak zincirin sonuna ekleniyor.

İnsanlar için ihtiyaçlar sonsuz, kaynaklar ise kıttır. Sonsuz ihtiyaç ve gereksinimlerin

kıt kaynaklarla karşılanması ise ilk insandan itibaren çözüm gerektiren temel bir problem olup

iktisat ilminin de ana sorunsalı oldu. İlkel dönemde ihtiyaçlarını bireysel çaba ile karşılayan

insanoğlu, daha sonra kolektif çabanın gerekliliği ve yaşama zorunluluğunun bilincine vararak

sosyolojik evrimini başlattı. İnsanların birlikte yaşama zorunluluğu, işbölümü ve

uzmanlaşmayı beraberinde getirirken ihtiyaçların karşılıklı olarak giderilmesi basit anlamda

ticari ilişkileri ortaya çıkardı. Önceleri takasa dayalı olarak işleyen ticaret, daha sonra para adı

verilen değiş tokuş aracının bulunmasıyla yeni ve farklı bir boyut kazandı (Arslan, 2020:

183).

Para, genel olarak kabul gören bir ödeme, değişim ve biriktirme aracıdır (Parasız,

1999: 457). Ödeme, değişim ve biriktirme fonksiyonları, paranın temel unsurlarıdır. Bu

unsurlar, icadından günümüze kadar varlığını korurken para, dönemin ve şartların gereklerine

göre sosyal, siyasal, ekonomik ve kültürel olarak farklı işlevler de edinmiştir. Teknolojik

gelişmelere paralel olarak değişim ve dönüşüm geçiren para olgusu, çeşitlenerek, özellikle son

yirmi yılda somut varlığını kaybetmeye ve daha soyut bir hale gelmeye başladı.

Son yıllarda, bilgisayar teknolojilerinin gelişmesi ve internet ağlarının yaygınlaşması,

paranın özelliklerinde de yenilik ve değişimi doğurdu. Kartlı ödeme sistemleriyle başlayan

süreç, internet bankacılığı, mobil bankacılık, elektronik fon transferi uygulamalarıyla farklı

bir boyut kazandı ve kripto paralar ile ilginç olduğu kadar tehlikeli de bir mecraya girdi.

Paranın, özellikle fiziki yapısının değişimi ile sanallaşması sonucu dijital paralar yaygınlaştı.

Nitekim, bankalara ve bankacılık sistemine erişimin kolaylaşması ve elektronik paranın yoğun

olarak kullanılması, fiziki para ile dijital para arasındaki farkı azalttı (Pirinçci, 2018: 47).

Dijital para kavramının kapsamında olan kripto para birimlerinin sayısı ve işlem hacmi

her geçen gün artıyor. Halihazırda 15.750’nin üzerinde kripto para var. 450’ye yakın kripto

para borsasında 2.5 trilyon dolara yaklaşan bir işlem hacmi söz konusu. Keza bu hacim,

dünyadaki çok sayıda ülkenin ekonomik büyüklüğünden fazla.

Geleceğin para birimi mi?

Bu aslında tartışmalı bir soru... Regüle edilememesi, bir merkeze bağlı olmaması ve

volatilitenin oldukça yüksek olması gibi nedenlerle çoğu kişi kripto para sisteminin bir balon

olduğunu iddia ediyor. Bunun yanında, kripto paralara güvenen ve inanan insan sayısı da

sürekli artıyor. İşlem hacimleri ve fiyat artışları ise bunun en bariz göstergesi. Hatta, uzun

süredir kripto paralara karşı çekince koyan hükümetler, kurumlar ve kişiler, artık kripto

paralar ile alışveriş ve yatırım yapmaya başladı. Konuyla ilgili her geçen gün yeni bir

anlaşma, yeni bir haber duymak mümkün.

Kripto paraların geleceğine ilişkin farklı görüş ve düşünceler var. Bunlar ise genel

itibariyle şöyle:

Senaryo 1: Merkezi yapısı olmaması, suç gelirlerinin transferi ve aklanmasında

önemli bir rol oynaması, finans sistemini yöneten kurum ve kişilerin kripto paralara mesafeli

bakmaları gibi etkenlerden dolayı gelecek dönemde kripto paraların yok olacağı tahmin

ediliyor. Yani yaşadığımız süreç, gelip geçici bir dönem olmuş olacak. Bunda da en önemli

etken, devletlerin baskıları ve kontrol istekleri olarak görülüyor.

Senaryo 2: Popülaritesi ve işlem hacmindeki artış dikkate alındığında, sistemin kripto

paralara doğru evrildiğini düşünmek mümkün. Kimilerine göre, Bitcoin, Ethereum, Ripple,

Polkadot, Cordano ve Litecoin gibi belli başlı kripto paraların varlığını sürdürmesi

beklenirken, sayısı binlerle ifade edilen, teknoloji ve finans temeli zayıf olan çok sayıda kripto

paranın yok olacağı ifade ediliyor. Bir başka görüşe göre ise; mevcut tüm kripto paraların

kullanımdan kalkacağı, yerine hepsini kapsayan ve tüm dünyada kabul görecek bir kripto para

biriminin ortaya çıkacağı düşünülüyor.

Senaryo 3: Merkezi kontrolü yok ederek, tamamen özgürlük sunan kripto para

birimlerine alternatif üretmek isteyecek olan devletler, kendi para birimlerini kullanıma

açarak kısmen de olsa kontrolü ellerinde tutmaya çalışacaklar. Bu açıdan, Devletler kendi

sınırları içinde kripto para birimleri oluşturabilirler. Tüm ülkelerin tek bir dünya parası

üzerinde uzlaşmaları zor bir karar olacağından, mevcut sistem ile kripto paraların birlikte

işlerliğini görmek de mümkün olabilir.

Sonuç yerine

Kripto paralara ilişkin önümüzdeki yıllarda hangi görüş ve beklentinin haklı

çıkacağını, hangi senaryonun gerçekleşeceğini yaşayarak göreceğiz. Şu an için gerçek olan ise

kripto paraların popülaritesinin her geçen gün arttığı ve dikkatleri üzerine topladığı. Ancak,

belirtmek gerekir ki kripto paralarla ilgili çok ciddi sorun alanları da bulunuyor. Özellikle, bu

piyasanın volatilitesinin yüksek olması ve manipülasyonlar yatırımcılar için bir dezavantaj.

Kısa süre içinde büyük kazanç imkanları olabildiği gibi büyük kayıplar da bir o kadar olası.

Diğer taraftan, borsaların güvenilirliği hem Türkiye’de hem de tüm dünyada zayıf ve de

kripto para piyasası dolandırıcılığa oldukça müsait bir piyasa. Devletler açısından en önemli

sorun ise kripto para sisteminin yapısı gereği, takibi ve regüle edilmesinin zorluğu. Bu da

kayıt dışılık ve dahi suç örgütleri açısından kripto para sisteminin cazibesini artıran önemli bir

etken.

Kaynaklar

Arslan, Cem Barlas, “Kripto Paralar Terörün Yeni Finans Aracı mı?”, Yeni Nesil Terörizm,

Ed. Muhittin IMIL, Ankara: Nobel Yayınevi, 2020.

Khalılov, Merve Can Kuş, Gündebahar, Mücahit, Kurtulmuşlar, İrfan, “Bitcoin ile Dünya ve

Türkiye’deki Dijital Para Çalışmaları Üzerine Bir İnceleme”, 19. Aksaray Üniversitesi

Akademik Bilişim Konferansı, 8-10 Şubat 2017, Aksaray,

https://ab.org.tr/ab17/bildiri/100.pdf.

Marian, Omri Y., “Are Cryptocurrencies 'Super' Tax Havens?”, Michigan Law Review First

Impressions, Vol. 112:38, 2013.

Nakamoto, Satoshi, “Bitcoin: A Peer-to-Peer Electronic Cash System”, October 31, 2018.

www.cryptovest.co.uk.

Parasız, İlker, Ekonomi Sözlüğü, Bursa: Ezgi Kitabevi, 1999.

Pirinçci, Ayşe Esra, “Yeni Dünya Düzeninde Sanal Para Bitcoin’in Değerlendirilmesi”,

International Journal of Economics Politics Humanities and Social Sciences. Bahar

2018, 1/1.

What's Your Reaction?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Doç. Dr. Cem Barlas ASLAN Doç. Dr. Cem Barlas ARSLAN, 1982 yılında Sivas’ta doğdu. İlk, orta ve lise eğitimini Ankara’da tamamladı. 1999-2003 tarihleri arasında lisans eğitimini tamamlayan Arslan, aynı yıl Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Maliye ve Ekonomi Bölümü’ne Araştırma Görevlisi olarak atandı. 2005 yılında Kırıkkale Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde yüksek lisansını tamamladı. 2006 yılında yurt içi görevlendirmeyle Gazi Üniversitesi İİBF Maliye Bölümü’ne atandı. 2013 yılında “Akaryakıt Üzerindeki Vergi Yükü” başlıklı tez çalışmasıyla Doktor unvanını aldı. 2010-2013 yıllarında Merhum Prof. Dr. Şükrü KIZILOT’un asistanlığını da yapan Arslan, 2014 yılında Kırıkkale Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mali Hukuk Anabilim Dalı’na Yardımcı Doçent olarak atanmış, 2018 yılında Mali Hukuk alanında Doçent unvanı almıştır. Halen, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi Maliye Bölümü’nde görev yapmaktadır. Yayınlanmış dört kitabı, altmışı aşkın makalesi ve onbeş ulusal ve uluslararası bildirisi bulunan Arslan, EGM Narkotik Daire Başkanlığı’nda TUBİM Bilim Kurulu Üyeliği yapmış olup MSÜ Kara Harp Okulu’nda da misafir öğretim üyesi olarak ders vermektedir