ELEKTRONİK HARP SİSTEMLERİ KARAKULAK

May 15, 2023 - 20:13
 0  331
ELEKTRONİK HARP SİSTEMLERİ KARAKULAK

Ana Yazar:  Prof.Dr. Nesrin ÇOBANOĞLU - Gazi Üniversitesi

                     

Ortak Yazar: Dr. Yasin İlemin (Zoology, PhD)  -  Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

                    

 

Akdeniz Ormanlarının Görünmez ve Sessiz Avcısı “Karakulak”,

Koral ile Güçlendirilmiş TCG Ufuk İstihbarat Gemisinin Ambleminde Yerini Aldı!

 

Doğadaki mükemmelliğin teknolojik karşılığı olarak Karakulak, TCG Ufuk İstihbarat Gemisi Akdeniz’de ulusal güvenliğimiz için kol gezecek. Akdeniz’in görünmez müthiş avcısı hızlı, herşeyi duyan, hisseden, izleyen, görünmeden gören, hayalet gibi takip ettiği avını ıskalamayan Karakulak, Akdeniz’de Milli İstihbarat Teşkilatı gemisinin simgesi oldu. Elektronik harp teknolojisi ile donatılan Karakulak, koral radar sistemi ile düşman güçlerin radar sistemlerini kör ederek işlevsiz bırakırken, avı için amansız bir avcı işlevi görüyor.

ELEKTRONİK HARP NEDİR?

Üstün silahlar ve taktikler, savaşların kazanılmasında daima avantaj sağlamışlardır. Tarih boyunca bu silah ve taktiklere karşı, karşı tedbirler alınmıştır. Elektronik harp da bunlardan bir tanesidir. Elektronik harp (EH) ve İngilizcesi Electronic Warfare (EW), ülkeler arasında, ülkelerin sahip olduğu teknoloji ve elde ettiği istihbarat bilgisine göre sürdürülen elektromanyetik spektrumun kontrolünü ele geçirme savaşıdır. Bu sayede, çeşitli tekniklerin kullanılmasıyla elektromanyetik tayfın düşman güçlerince kullanımını tamamen engellerken, dost güçlerce kullanımını askeri amaçlar doğrultusunda en faydalı hale getirmeyi hedefleyen bir sistemdir.

Elektronik harp sistemlerinden yerli ve milli olarak ASELSAN tarafından geliştirilen önemli bir elektronik harp sistemi olan KORAL, askeri araçlara entegre edilen ve geniş frekans bandında görev yapabilen bir radar sistemidir. Milli ve yerli sistem olan Koral, radarları kör etmek, iletişimi kesmek ve diğer bilgisayarlı sistemleri işlevinden uzaklaştırmak için geliştirilmiştir. Koral, kara kuvvetlerinde bir elektronik destek aracı ve 4 elektronik taarruz aracından oluşuyor. Elektronik destek aracı, hedefi çok sıkı bir şekilde takip edip hangi bantta yayın yaptığını bulduktan sonra o banttaki elektronik taarruz aracına gereken bilgileri aktarılıyor. Ve hedef, elektronik taarruz aracı tarafından hedef işlevini yapamayacak hale getirilir. Yerli hava savunma sistemi Koral, 2016 yılında savunma  sistemine entegre edilmiş ve Suriye sınır hattına sevk edilerek aktif hale getirilmişti. Sistemin menzilinin yaklaşık 200 kilometre olduğu belirtiliyor.

Elektromanyetik spektrum harp sahasına ait pek çok taktik ve stratejik bilgiyi barındırır. Günümüzün harp konseptinde, elektronik harp sistemleri, en son teknolojiye sahip almaç, işlemci ve anten birimleri ve kullanım özellikleri ile kusursuz çözümler sunmaktadır. Bu nedenle elektronik harp sistemi Koral, Türk mühendisler tarafından ülkemizi gururlandıracak bir güçle geliştirilmeye devam ediyor.

 

Koral, karada, havada ve denizde askeri araçlara entegre edilen ve geniş frekans bandında görev yapabilen bir radar sistemidir. Milli ve yerli olan Koral Elektronik Harp Sistemi hedefte yer alan radarları kör etmek, iletişimi kesmek ve diğer bilgisayarlı sistemleri işlevinden uzaklaştırmak için kullanılıyor.Sistem 2 ana yapıdan oluşmaktadır. KORAL ED olarak adlandırılan Elektronik Destek Sistemi düşman radar yayınlarını algılayıp takip ediyor. Radarı algıladıktan sonra frekans değeri tespit ediliyor. Daha sonra ise devreye KORAL ET yani Elektronik Taarruz sistemi devreye girerek düşman radarlarının sinyallerinin bozulması için karşı yayın yapıyor. Böylece düşman radarlarına karşı çok etkili olabiliyor.

Karakulak; İstihbarat, Test ve Eğitim Gemisi TCG Ufuk’un Genel Özellikleri

 

  • Boy: 99,5 metre
  • Genişlik: 14,4 metre
  • Personel Kapasitesi: 110
  • Deplasman Tonajı: Yaklaşık 2 bin 250 ton
  • Helikopter pisti (10 Tona kadar)

 

Bu özellikleri ile Deniz Kuvvetleri ve MİT tarafından müşterek kullanılacak TCG Ufuk, Marmaris Aksaza bağlı olarak Uluslararası deniz ticareti ve ekonomik güvenliğe katkı sağlayacaktır. Ayrıca ticari potansiyel yaratacak konularda bilgi toplayarak, ekonomik kalkınmaya da katkı verecektir. Bunun yanısıra; Geospatial Intelligence, Measurement and Signature Intelligence, Signals intelligence, Cyber Intelligence/Digital Network Intelligence gibi yeni ve az kullanılan diğer istihbarat disiplinlerine de katkı sağlayacaktır. Gemi ayrıca, önümüzdeki dönem hizmete alınması planlanana ve TB3lerin konuşlanmasının planlandığı TCG Anadolu gemisi için de vazgeçilmez bir kılavuz olma potansiyeli taşımaktadır.

 

Çevresel Güvenlik

Bir NATO üyesi olan ülkemizde stratejik konumumuz düşünüldüğünde güvenlik son derece önemlidir. Askeri güvenliğin yanısıra, çevre kirliliği, mülteci krizleri, iklim değişiklikleri gibi çevresel güvenlik açısından da özenle korunması gereken bir ülke konumundayız. Yerelden küresele etkisi her gün artan çevre sorunları ve toplumsal etkileri nedeniyle çevresel güvenlik hem ulusumuz, hem de tüm dünyamız için giderek önem kazanmaktadır. Ülkemiz kültürel ve tarihsel nitelikleri açısından çok zengin bir mirasa sahip olmasının yanısıra, biyolojik çeşitlilik açısından bölgesindeki en zengin ülkelerin başında geliyor. Sahip olduğu bu zenginliğin sebebi, dünya üzerindeki 36 biyolojik çeşitlilik sıcak noktasının 3’ünün; Kafkas, İran-Anadolu ve Akdeniz biyolojik çeşitlilik sıcak noktalarının ülkemizde kesişmesidir (Şekercioğlu et al. 2011.). Anadolu aynı zamanda son buzul döneminde birçok tür için bir sığınma noktası olmuştur. Buna bağlı olarak da bölgesinde flora ve fauna açısından endemik tür sayısının en fazla olan ülke olarak öne çıkar. Yine ülkemiz omurgalı yaban hayatı çok zengin olup 36 amfibi, 140 sürüngen, 485 kuş ve 173 memeli türü ile temsil edilmektedir (Karataş et al. 2021).

Türk Silahlı Kuvvetleri ve  Ülkemiz Doğası

İlk bakışta birçoğumuza bir Askeri İstihbarat Gemisinde karasal bir canlı türünün amblem seçilmesi garip gelebilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kara, Deniz ve Hava Kuvvetlerine ait birlik ve unsurlarının amblem ve kod adlarını seçilirken genelde ülkemize özgü ve ülkemizde yaşayan canlılarımız kullanılır. TSKnin bu seçimleri çok yerindedir. Biliyoruz ki insanlık teknolojiyi geliştirirken her zaman doğayı örnek almıştır. Yunus ve Yarasaları gözlemleyerek radar ve sonar sistemlerini, kuşları inceleyerek uçmayı, hatta günümüzde çok sık duyduğumuz PCR (Polimeraz Zincir Reaksiyonu), Yellowstone Milli Parkında bir kaplıca kaynağına yaşayan Thermus aquaticus  bakterisinden izole edilen Taq Polimeraz enzimi sayesinde gelişmiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir.  

TSK doğaya olan saygısını, doğada yaşayan canlıların isimlerini resmi kod, amblem vb. şeklinde kullanarak göstermektedir. Datçada olduğu gibi, hava radar komutanlıkları genelde yarasa” yı, Denizlideki 11. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığı ile Diyarbakırdaki 8. Ana Jet Üs Komutanlığındaki 181. Filo Pars” ı kendine sembol olarak seçmiştir. Bu örnekler çoğaltılabilir. Ülkemiz biyolojik, tarihsel ve kültürel zenginlikleri ile bir bütün olarak korunması gereken niteliklere sahiptir.

Karakulak (Caracal caracal)

Karakulak, ülkemizde yaşayan 173 memeli türünden biri olup, Karnivora (etçiller) takımı, Felidae (kedigiller) familyasına ait bir yabani kedi türümüzdür. Karakulak (Caracal caracal) arkası siyah, uçları uzun püsküllü kulakları” ve kızıla çalan düz desenli postu ile göze çarpar. İnsan etkisinden olabildiğince uzak, Ege ve Akdenizin el değmemiş kızılçam ormanları ve makiliklerinde yayılış göstermektedir. Bulunduğu bu habitatların sigortası konumundadır. Ekosistemdeki besin zincirinde en üstünde bulunması, karakulakları bölge için çok değerli kılmaktadır.

Kedi Familyası içinde: En Atletik Olanı, Duyu Organları En Gelişmiş Olanı  ve Karakteristik Kara Kulaklar”

Onları çıplak gözle görmek neredeyse imkânsızdır. Çünkü adeta sonar gibi çalışan kulaklar ile donanmışlardır. Kulaklarının uç kısmındaki uzun kıllar sayesinde etrafındaki ses titreşimlerini yüzlerce metre öteden algılayabilirler ve adeta bir istihbaratçı gibi elde ettikleri verileri analiz ederek avlarına yaklaşırlar. Bir karakulağın kulağı 20 farklı kas tarafından kontrol edilir. Bu sonarı andıran uzuvlar sese öyle duyarlıdır ki, en ufak titreşimi bile fark ederler. Yani bir karakulağa yaklaştığınızda, o muhtemelen yaşlı bir kızılçamın tepesinde keskin gözleriyle sizin oradan geçmenizi izliyordur. Yaşadığı bölgelerin bu görünmez ve gizemli avcıları, bu özellikleri nedeniyle “ormanın hayalet avcıları” olarak adlandırılır.

Bilimsel İsmi Türkçe Kökenli: Caracal caracal

Türün bilimsel ismi olan Latince Caracal caracal“ ile İngilizce Caracal” sözcükleri Türkçe kökenlidir ve bu konuda nadir örneklerdendir. Karakulak’ların Oğuz boyundan Türklerin sürülerine takılarak Anadolu’ya geldikleri de düşünülmektedir

Bu ad, Alman zoolog ve natüralist Johann Christian Daniel von Schreberin dünyadaki memeli türlerini tanımlayıp bilimsel olarak isimlendirmesiyle literatüre girmiştir. Schreber, Fransız doğabilimci Kont Buffonun önerisi üzerine Özbek Türkçesinde karakulaklı” anlamına gelen karrah-kulak” ve kara-coulac” kelimelerini kullanacak ve bu kedi türünün bilimsel ismini Caracal olarak geçirmiştir. Karakulaklar Afrika, Arap Yarımadası, İran ve Orta Asyada yayılış gösteriyorlar. Orta Asyada da yayılış gösteren karakulağın, özellikle küçükbaş hayvancılık yapan konargöçer Türklerce tanıyor olması çok doğal. Hatta karakulakların sürüleri takip ettiği ve çoban köpeği olmayan sürülerden beslendiği günümüzde biliniyor. Karakulakların, bu sürüleri ve onları güden Oğuz boylarını takip ederek İrana ve Anadoluya gelmiş olması da bir olasılık. Dolayısıyla, araştırmaları sırasında Asya ve Anadoluda karakulaklarla haşır neşir olmuş Türklerle etkileşime giren Buffon, bu canlıyı en iyi tarif edecek özelliğin siyah kulakları ve bu tanımlamayı öğrendiği Türkler olduğunu düşünerek, karakulak ismini önermişti. 1776da Schreber de Buffonun önerisini dikkate alacak ve kedimizi Felis caracal ismiyle literatüre dahil etmiştir.1843te İngiliz zoolog John Edward Gray ise türü Felis cinsinden Caracal cinsine aktardı ve Caracal caracal isimlendirmesi ile Türkçe bir sözcük bilimsel literatürde yerini aldı. Bu, nadir ve güzel bir detaydır.

Esnek ve ince vücutları, uzun bacakları ve iri pençeleri göze çarpar. Pençeleri tamamen içeri çekilebilir keskin tırnaklar ile donanmıştır. Kuyrukları vücutlarının üçte biri kadardır. Avlanma hamlelerinde dengeyi sağlar. Bireysel avlanırlar.

Koral Elektronik Harp Teknolojisi ile Güçlendirilmiş, 

TCG Ufuk A591 İstihbarat Eğitim ve Test Gemisi,

KARAKULAK

Tüm bunlar düşünüldüğünde TCG Ufuk A591 İstihbarat, Eğitim ve Test Gemisinin ambleminin neden karakulak olarak seçilmiş olduğunu daha iyi anlayabiliyoruz. TCG ufuk yerli imkanlarla üretilmiş, istihbarat ve dinleme konusunda donanmamızda hizmet verecek bir gemi. Karakulakların doğada avlanırken çok iyi ortam dinlemesi yaparak adeta hayalet gibi avına yaklaştığını düşündüğümüzde TCG Ufuka amblem olarak Karakulak seçilmesi çok doğal. Son aldığım bilgilere göre gemi, Marmaris/Aksaz Deniz üssüne bağlı olacak. Yaptığımız araştırmalar kapsamında Aksaz Deniz Üssü içinde de Karakulakları tespit ettik. Hatta tespit ettiğimiz erkeklerden birinin adı “Levent”. Bölge askeri üs olduğu ve sivil kullanımına kapalı. Üssün ormanlık ve makilik bölgeleri yaban hayatı açısından çok zengin. Adeta bir koruma alanı gibi. Bu sayede bu bölgede yaşayan yaban hayvanları insan kaynaklı herhangi bir riskle karşılaşmadan yaşayabiliyorlar. Böylece TSK ve Deniz Kuvvetleri ülkemizin nadir canlısı karakulakların korunmasına dolaylı da olsa katkı sağlamış oluyor.

Ülkemiz doğasının sessiz avcısı, doğada hareket ederken adeta istihbaratçı gibi davranan Karakulakların, ülkemizin yerli imkanlarla üretilmiş bir Askeri Gemisine amblem olması tesadüf değil. Karakulakların ekosistemdeki kilit işlevi düşünüldüğünde ülkemiz doğasının sigortası olduğu gibi, TCG Ufuk Gemisinin de Mavi Vatanda çok kilit görevlere imza atacağına ve ulusal güvenliğimizin önemli bir parçası olarak bizi gururlandırıyor.

Tüm dünyamız ve ülkemizde barış için askeri ve çevresel güvenliğin sağlanmasında, BM ilkeleri çerçevesinde önemli rol üstlenen Türkiye, Koral gibi yerli ve milli yöntemlerle geliştirilen üstün teknolojik başarılara imza atıyor.

     

 

Kaynaklar:

İlemin Y., Günebatı Anadolu Ormanlarının Görünmez Avcısı, KARAKULAK. Atlas, Kasım 2020, 68-75.

İlemin, Y. and Gürkan, B., Status and activity patterns of the Caracal, Caracal caracal (Schreber, 1776), in Datça and Bozburun Peninsulas, Southwestern Turkey (Mammalia: Felidae), Zool. Middle East, 2010, vol. 50, no. 1, pp. 3–10.

İlemin, Y., Some ecological characteristics of caracal Caracal caracal (Schreber, 1776) population in Marmaris and Köyceğiz region, Ph.D. Thesis, Muğla Sıtkı Koçman University, 2017.

Karataş, A., Filiz, H., Erciyas-Yavuz, K., Özeren, S. C., & Tok, C. V. (2021). The vertebrate biodiversity of Turkey. In Biodiversity, Conservation and Sustainability in Asia (pp. 175-274). Springer, Cham.

Şekercioğlu, Ç. H., Anderson, S., Akçay, E., Bilgin, R., Can, Ö. E., Semiz, G., ... & Dalfes, H. N. (2011). Turkeys globally important biodiversity in crisis. Biological Conservation, 144(12), 2752-2769.

https://www.haberler.com/elektronik-harp-sistemi-nedir-turkiye-nin-13732372-haberi/ erişim 7/02/2022

https://www.milliyet.com.tr/gundem/koral-nedir-mobil-elektronik-harp-sistemi-koralin-ozellikleri-nelerdir-6156450 Erişim 7/02/2022

What's Your Reaction?

like

dislike

love

funny

angry

sad

wow

Prof. Dr. Nesrin ÇOBANOĞLU Prof. Dr. Nesrin Çobanoğlu Kimdir İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nden mezun olmuştur. “Kamu yönetimi uzmanı” ve “Tıp Tarihi, Deontoloji ve Tıbbi Etik” alanlarında PhD (doktor) unvanlarını almıştır. Başkent Üniversitesi’nde Tıp Tarihi ve Tıbbi Etik ABD’nın kurucusudur. Halen Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Etiği ve Tıp Tarihi ABD kurucusu ve ABD başkanı olarak görev yapmaktadır. Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü’nde (Siyasal Bilgiler Fakültesinde) “Çevre Etiği” ile “Biyoetik ve Biyopolitikalar” doktora dersleri vermektedir. Böylece, bilimsel kariyerini iki alanda da sürdürmektedir. Gazi Üniversitesi Kadın Sorunları Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürlüğü yapmıştır. Çok sayıda ulusal, uluslararası yayınları ve kitapları vardır. Ulusal ve uluslararası birçok bilimsel kurumun Etik kurullarında görev üstlenmiştir. UN, WHO, UNESCO ve EU(fp6) toplantılarında Türkiye’yi temsilen davet edilmiştir. Türk Tabipler Birliği’nde Genel Yönetim Kurulu üyeliği ve Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyeliği (Genel Sekreter) yapmıştır. Türk Tabipler Birliği, Biopolitics International Organisation (BIOS), BPW (Business and Professional Woman), Sosyoloji Derneği, AIDS ile Savaşım Derneği, Hacettepe AIDS Tedavi Merkezi (HATAM), Kamu Yönetimi Uzmanları Derneği, Türkiye Felsefe Kurumu, Biyoetik Derneği, International Association for Education in Ethics (IAEE), Tıp Etiği ve Tıp Hukuku Derneği üyesidir. UTSW (Dallas) Tıp Fakültesi, Biyoinformatik bölümünde, Algoritmik Terapötik Onkoloji alanında Çobanoğlu Lab. kuran Dr Murat Can Çobanoğlu’nun annesidir.